Cumhurbaşkanı Erdoğan: Libya talep ederse asker göndeririz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Libya talep ederse asker göndeririz.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Libya ile imzalanan tarihi mutabakata ilişkin, "Türkiye hem karşı kıyı ülkesi olan Libya ile anlaşarak uluslararası deniz hukukuna uygun davranmıştır hem de Yunanistan'ın eli kolu bağlandı. Yunanistan'ı çıldırtan bu. Yunanistan'ın itiraz edebileceği bir boşluk yok." diye konuştu. "Yunanistan, İsrail, Mısır ve GKRY onayımız olmadan adım atamaz." diyen Erdoğan, "Rahatsız olanların tek taraflı adımları, oyunları bozuldu." ifadelerini kullandı.

10 Aralık 2019 - 05:14

Başkan Erdoğan'dan flaş  açıklaması: Bizim onayımız olmadan adım atamazlar..

Giriş Tarihi: 09.12.2019 Güncelleme Tarihi: 10.12.2019 

Başkan  TRT ekranlarında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan Libya ile yapılan mutabakata ilişkin yaptığı açıklamada, "Biz bu adımı atınca bunların oyunları bozuldu. Yunanistan, İsrail, Mısır ve GKRY Akdeniz'de onayımızı almadan adım atamaz." dedi..

Başkan Erdoğan'dan TRT canlı yayınında önemli açıklamalarBaşkan  TRT ekranlarında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan Libya ile yapılan mutabakata ilişkin yaptığı açıklamada, "Biz bu adımı atınca bunların oyunları bozuldu. Yunanistan, İsrail, Mısır ve GKRY Akdeniz'de onayımızı almadan adım atamaz." dedi.Başkan Erdoğan: Yunanistan, İsrail, Mısır ve Rum kesimi bizim onayımız olmadan adım atamaz!

Başkan Recep Tayyip Erdoğan gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan; "Yunanistan, İsrail, Mısır ve Rum kesimi bizim onayımız olmadan adım atamaz! Bir sondaj gemisi daha alacağız. Sadece Akdeniz'de değil, tüm uluslararası sularımızda çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.


Başkan , Türkiye'nin, 'de en uzun kıyı şeridine sahip ülke olduğunu belirterek, "Bunlar, bunu da görmüyorlar. Bu anlaşma (Libya ile imzalanan mutabakat muhtırası) ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından dayatılmaya çalışılan yaklaşımlara ve ülkemizi Antalya Körfezi'ne hapsetmeyi hedefleyen deniz yetki alanı iddialarına karşı uluslararası hukuk çerçevesinde haklı bir adım attık." dedi.

Başkan Erdoğan, TRT ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

"Türkiye güneyindeki terör koridorunu çok başarılı hamlelerle, operasyonlarla adeta kırdı. Şimdi çok önemli bir kazanım Doğu Akdeniz'de de geçerli ve Libya ile yapılan bir anlaşma var. Bu anlaşma ile Türkiye aslında yine bazı oyunları bozdu. Türkiye ne kazandı?" sorusu üzerine Erdoğan, Kaddafi döneminde bununla ilgili bir adım attıklarını fakat bunun Kaddafi'nin ölümü sebebiyle devam etmediğini söyledi.

Erdoğan, o günlerden bu yana burada bir sessizliğin hakim olduğunu, Mısır, Güney Kıbrıs, Yunanistan'ın, zaman zaman İsrail'in dörtlü bir halde buradaki durumu adete kendilerinin egemenliği altına almaya çalıştığını belirterek, "Türkiye olsun Libya olsun, buralarda sesleri çıkmayacak. Buralara tam biz hakimiz. Münhasır ekonomik bölgede özellikle uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımıza rağmen, hayır buralarda Türkiye sondaj gemilerini gezdiremez, sismik araştırma yapamaz" gibi yaklaşımlarla zaman zaman da ciddi tehditler savrulduğunu anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz bu tehditleri dinlemedik. Bizim daha önce ne sismik araştırma gemimiz vardı ne sondaj gemimiz vardı. Şimdi hamdolsun iki tane sondaj, iki tane sismik araştırma gemimiz var. Şimdi bir tane daha anlaşma dönemindeyiz, bir sondaj gemisi daha alacağız. Bu çalışmaları, araştırmaları sadece Akdeniz'de değil, zaman zaman Karadeniz'de hatta belki uluslararası sularda sürdüreceğiz." diye konuştu.

Bu muhtırayı, Libya'nın meşru yönetimi olan Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzaladıklarını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Hafter, orada Libya'nın bir ulusal temsilcisi değildir. Oradaki temsilci şu anda Sarraj'dır. Sarraj ekibi ile İstanbul'da oturduk, bu konuları müzakere ettik. Bu mutabakat muhtırası ile Türkiye esasında, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandı. Attığımız adım bu. Bu adımdan başta Yunanistan olmak üzere Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail ciddi manada rahatsız oldu. Bunlarla da kalmadılar aslında. Batıda da bazı ülkeler 'Siz ne yapıyorsunuz?' gibi NATO ve değişik yerlerdeki toplantılarda bize söylediler. Bugüne kadar uluslararası hukuku hiçe sayarak attıkları tek taraflı adımları bozulmuş oldu. Tek taraflı adımı atanlar aslında bunlar. Ama şimdi biz bu adımı atınca, bunların bu oyunları bozuldu. Yunanistan, İsrail, Mısır ve GKRY Akdeniz'de onayımızı almadan adım atamaz"

'nin 2003'te Mısır, 2007'de Lübnan, 2010'da İsrail ile benzer anlaşmalar imzaladığını vurgulayan Erdoğan, uluslararası hukuku ve Türkiye'nin haklarını hiçe sayarak Doğu Akdeniz'i parsellediklerini söyledi.

Yunanistan'ın, tek taraflı deniz yetki alanları ilan ederek Türkiye'yi, Kuzey Kıbrıs ile Türkiye kıyıları arasına sıkıştırma planı devreye girmeden, Türkiye'nin bu anlaşma ile Doğu Akdeniz'deki yetki alanını maksimum düzeye çıkardıklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye ve Libya olarak karşılıklı yeni bir anlaşma ile belirlediğimiz bu münhasır ekonomik bölge alanlarında ortak arama faaliyetleri gerçekleştirebileceğiz. Herhangi bir sıkıntı yok. Diğer uluslararası aktörler, bu anlaşma ile Türkiye'nin çizdiği alanlarda onay almaksızın arama-tarama faaliyeti yapamaz. Güney Kıbrıs, Mısır, Yunanistan ve İsrail, bu bölgeden Türkiye'nin onayı olmadan doğal gaz nakil hattı kuramaz. Dolayısıyla bizim bu noktada herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil. Bu yapılanlar uluslararası deniz hukukuna kesinlikle uygundur. Ülkemizin, Doğu Akdeniz'in batı kısmındaki kıta sahanlığı münhasır ekonomik bölge sınırları, birbirini destekleyen bir dizi adım ile ilk defa bir bütün olarak ve net bir şekilde ortaya kondu. Bununla kalmadık. Libya Anlaşması, ülkemizin deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusundaki hukuki tezini de destekledi."

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de en uzun kıyı şeridine sahip ülke olduğunu belirten Erdoğan, "Bunlar, bunu da görmüyorlar. Bu anlaşma ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından dayatılmaya çalışılan yaklaşımlara ve ülkemizi Antalya Körfezi'ne hapsetmeyi hedefleyen deniz yetki alanı iddialarına karşı uluslararası hukuk çerçevesinde haklı bir adım attık. Biz bu adımları atarken, sağa sola hiçbir yere sormadan adım atmıyoruz. Bizim de hukukçularımız var. Uluslararası hukuk olsun, deniz hukuku olsun bu konularda ciddi deneyimlerimiz var. Bu arkadaşlarımızı da çalıştırmak suretiyle, bu adımımızı haklı bir şekilde, kendimize öz güvenimizle atmış olduk. Şu anda bu istikamette yürüyoruz, yürüyeceğiz." ifadelerini kullandı.Başkan Erdoğan'dan flaş Doğu Akdeniz açıklaması: Bizim onayımız olmadan adım atamazlar

Başkan Erdoğan: Bizim onayımız olmadan adım atamazlar

Başkan , Libya ile imzalanan tarihi mutabakata ilişkin, "Türkiye hem karşı kıyı ülkesi olan Libya ile anlaşarak uluslararası deniz hukukuna uygun davranmıştır hem de Yunanistan'ın eli kolu bağlandı. Yunanistan'ı çıldırtan bu. Yunanistan'ın itiraz edebileceği bir boşluk yok." diye konuştu. "Yunanistan, İsrail, Mısır ve GKRY onayımız olmadan adım atamaz." diyen Erdoğan, "Rahatsız olanların tek taraflı adımları, oyunları bozuldu." ifadelerini kullandı.

BAŞKAN ERDOĞAN'DAN TRT CANLI YAYININDA ÖNEMLİ AÇIKLAMALARBaşkan , Libya ile imzalanan tarihi mutabakata ilişkin, "Türkiye hem karşı kıyı ülkesi olan Libya ile anlaşarak uluslararası deniz hukukuna uygun davranmıştır hem de Yunanistan'ın eli kolu bağlandı. Yunanistan'ı çıldırtan bu. Yunanistan'ın itiraz edebileceği bir boşluk yok." diye konuştu. "Yunanistan, İsrail, Mısır ve GKRY onayımız olmadan adım atamaz." diyen Erdoğan, "Rahatsız olanların tek taraflı adımları, oyunları bozuldu." ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan'dan dünyaya net mesaj

Başkan Erdoğan, katıldığı canlı yayında çok önemli açıklamalar yaptı. Başkan Erdoğan, ' askeri destek isterse 'nin tutumu ne olur?' sorusuna Erdoğan, ''Türkiye dışına asker gönderilmesi koşullar bakımından atılması gereken adımlarımız var. Libya'ya her türlü desteği vermeye hazırız. kimseden izin almayız'' açıklamasını yaptı.

Başkan Erdoğan'dan dünyaya net mesaj

'TÜRK ASKERİ LİBYA'YA GİDER Mİ?'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türk askeri Libya'ya gider mi?" şeklindeki soruya, "Libya isterse Türkiye bunun kararını kendisi verir, kimseden izin almayız. Türkiye dışına asker gönderilmesi bakımından atılması gereken adımlarımız var. Libya'ya her türlü desteği vermeye hazırız" dedi.

'LİBYA DESTEK İSTERSE KİMSEDEN İZİN ALMAYIZ'

Libya isterse Türkiye bunun kararını kendisi verir, kimseden izin almayız. Türkiye dışına asker gönderilmesi koşullar bakımından atılması gereken adımlarımız var. Libya'ya her türlü desteği vermeye hazırız.



'PUTİN İLE GÖRÜŞECEĞİM'

Sayın Putin ile bir görüşme talebim var. Önümüzdeki ayın 8'inde Türkiye'de olacak. Ondan önce bu görüşmemizi yapalım. Çünkü Hafter konusu istiyorum ki Rusya ile münasebetlerde yeni bir Suriye doğurmasın. Ocaktaki görüşme ayrı, TürkAkım projesinin açılışını yapacağız. Putin ile Libya ve Hafter konusuyla ilgili telefonda görüşeceğim.

'HAKLARIMIZIN KORUNMASINA DEVAM EDECEĞİZ'

"Bu anlaşma Türkiye-Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlarını belirlemiş oldu" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ortak arama tarama faaliyeti yapabilir. Kıta sahanlığı haklarımızın korunmasına devam edeceğiz. Hem kendi haklarımızı hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) haklarını korumaya devam edeceğiz. Eskiden biz böyle sondaj için bir gemi alalım, bırakın kiralamaya muktedir değildik. Şimdi bizim kendimize ait gemilerimiz var. Tüm kıydaş ülkelerle müzakerelere hazırız. Bizim barışçıl biz çözüme destek veren tutumumuz değişmedi, aynı yerdeyiz. Beraber bu çalışmaları yürütebiliriz. Bizim derdimiz düşman kazanmak değil. Muhtıra Rum-Yunan ikilisinin Türkiye'yi Akdeniz'de çevreleme, yalnızlaştırma girişimlerine güçlü bir cevap niteliğindedir" ifadelerini kullandı.

TARİHİ ANLAŞMANIN HUHUKİ VE STRATEJİK BOYUTLARI

Son çeyrek yüzyılda sondaj teknolojilerindeki ilerlemeye bağlı olarak Doğu Akdeniz'de hidrokarbon enerji kaynaklarının keşif ve üretim faaliyetlerin artması, uluslararası hukuk açısından kıyıdaş devletler arasında deniz yetki alanlarının tespiti ve sınırlandırılması sorunlarının ortaya çıkmasına sebep oldu. Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları geniş anlamda ele alındığında, karasuları bağlamında dikkat çekici bir anlaşmazlık olmamasına karşın, esas meselenin kıta sahanlıklarının ve münhasır ekonomik bölge (MEB) alanlarının tespitinde cereyan ettiği görülüyor.


Hukuk tekniği bağlamından "deniz yetki alanı ilanı", bir diğer komşu devletle bağlantısı olmayan bir deniz alanında, kıyı devletinin karasuları, bitişik bölge veya MEB'inin dış sınırının tek taraflı olarak ilanıdır. Buna mukabil "deniz yetki alanı sınırlandırılması" ise iki veya daha fazla devletin, sahip oldukları ya da ilan ettikleri deniz yetki alanlarının, diğer sahildar devletin deniz yetki alanları ile çakıştığı bölgedeki deniz alanının bir anlaşma ile sınırlandırılmasıdır.

HUKUKSUZ SİYASAL GİRİŞİMLERİN ÇÖKMESİNE NEDEN OLDU

Bölgedeki doğal gaz rezervlerinin 122 trilyon metreküp olduğu tahmin ediliyor. İsrail ve Mısır'ın gaz üretimlerine ilaveten GKRY'nin sondaj faaliyetleri, bölgede stratejik güvenlik kavramını ön plana çıkarırken, Kıbrıs adası bölge dışı ülkeler için cezbedici bir statüye yükselmiştir. Tam bu noktada, Türkiye-Libya anlaşması bölgede kurgulanan uluslararası hukuka aykırı siyasal içerikli girişimlerin çökmesine neden olmuştur.

TRABLUS'A SALDIRI SON ANDA ENGELLENMİŞTİ

UMH'ya bağlı birliklerin sözcüsü Muhammed Kanunu, yaptığı yazılı açıklamada, General Halife Hafter'i destekleyen yabancı güçlere işaret ederek birkaç gün önce çok uluslu güçlerin cuma günü Trablus'a girmeyi planladığını ve planlarını "Cuma Zaferi" olarak adlandırdıkları yönünde bilgi aldıklarını ifade etti.

'BAŞARISIZILIĞA UĞRATTIK'

Bu bilgileri ciddiyetle ele aldıklarını, profesyonel ve asgari askeri çaba ile saldırıyı başarısızlığa uğrattıklarını belirten Kanunu, silahlı saldırganları dar bir alanda kıstırdıklarını ve bu "hayalperestler" atağa geçmeden planlarını boşa çıkardıklarını vurguladı.

Kanunu, birliklerinin, dün ve bugün mevzilerin çoğunda taktiksel görevlerini yerine getirdiği, kendilerine verilen tüm görevleri profesyonelce ifa ettiği ve herhangi bir can kaybının yaşanmadığını kaydetti.

Başkan Erdoğan'dan önemli açıklamalar! 'Rahatsız olanlar var'

Başkan   ekranlarında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Zeynep Bulut Şenel, Pelin Çift ve Serdar Karagöz'ün sorularını yanıtlayan Başkan Erdoğan, gündeme dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Son yılların Kaddafi döneminde bununla ilgili bir adım atmıştık. Fakat attığımız adım Kaddafi'nin ölümü sebebiyle devam etmemişti. Ondan bu yana bir sessizlik vardı. Bu sessizliği de bölgede Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan gibi kendileri egemenliği altına alarak, 'Türkiye, Libya buralarda sesleri çıkmayacak, buralarda biz hakimiz, Türkiye sondaj gemilerini gezdiremez' gibi tehditler savurdular. Bu tehditleri dinlemedik. Haklarımıza rağmen tehdit ettiler ama biz aldırmadık.

Başkan Erdoğan'dan Libya ile mutabakata ilişkin tarihi açıklamalarBAŞKAN ERDOĞAN'DAN LİBYA İLE MUTABAKATA İLİŞKİN TARİHİ AÇIKLAMALAR

"BİZİM ONAYIMIZ OLMADAN ADIM ATAMAZLAR"

Uluslararası sularda bu çalışmalarda sürdüreceğiz. Bu anlaşmayı biz Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzaladık. Mısır, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ciddi anlamda rahatsız oldular. Biz bu adımı atınca bunların oyunları bozuldu. Bu anlaşmayla Doğu Akdeniz'deki yetki alanımızı maksimum düzeye çıkardık. Ortak arama faaliyetleri gerçekleştirebileceğiz. Yunanistan, İsrail, Mısır VE GKRY Akdeniz'de onayımızı olmadan adım atamaz.

"YUNANİSTAN'I ÇILDIRTAN BU"

Bugün İstanbul'da Libya'dan bir bayan temsilci nasıl mutlu. Diyor ki 'Sayın Başkanım siz olmasaydınız, biz bu haklarımızı alamazdık. Şimdi biz bu haklarımıza kavuştuk. Libya halkı sizi şöyle seviyor, böyle seviyor' anlata anlata bitiremiyor. Bundan sonra böyle olmayacak, bizler de haklarımıza sahip çıkacağız.Türkiye hem karşı kıyı ülkesi olan Libya ile anlaşarak uluslararası deniz hukukuna uygun davranmıştır hem de Yunanistan'ın eli kolu bağlandı. Yunanistan'ı çıldırtan bu. Yunanistan'ın itiraz edebileceği bir boşluk yok.

"MİÇOTAKİS'E BİZZAT İFADE ETTİM"

Ülkemizin her zaman barışçıl çerçevede olduğu görülmüştür. Yunanistan ile diyalog kanallarını yeniden canlandırmaya hazırız. Başbakan Miçotakis'e de bizzat ifade ettim, iki ülke arasında taze bir başlangıç olsun dedim. Ancak Yunanistan tarafından olumlu bir cevap alamadığımızı da belirtmek isterim.

BM'YE GÖNDERDİK TESCİL AŞAMASINDA

Libya Büyükelçisini sınır dışı etti. Bu gizli bir muhtıra değil. İki taraf da onay sürecini tamamlayarak yürürlüğe girdi. Şimdi Birleşmiş Milletler'e (BM) gönderdik, tescil aşamasında. Neredeyse oy birliği içerisinde TBMM'den geçti, bir parti hariç.

Bu anlaşma Türkiye Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlarını belirlemiş oldu. Ortak arama tarama faaliyeti yapabilir. Kıta sahanlığı haklarımızın korunmasına devam edeceğiz. Hem kendi haklarımızı hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) haklarını korumaya devam edeceğiz. Eskiden biz böyle sondaj için bir gemi alalım, bırakın kiralamaya muktedir değildik. Şimdi bizim kendimize ait gemilerimiz var.

Tüm kıydaş ülkelerle müzakereler hazırız GKRY hariç. Bizim barışçıl biz çözüme destek veren tutumumuz değişmedi, aynı yerdeyiz. Beraber bu çalışmaları yürütebiliriz. Bizim derdimiz düşman kazanmak değil. Muhtıra Rum-Yunan ikilisinin Türkiye'yi Akdeniz'de çevreleme, yalnızlaştırma girişimlerine güçlü bir cevap niteliğindedir.

LİBYA'YA ASKER GÖNDERME

Libya isterse Türkiye bunun kararını kendisi verir, kimseden izin almayız. Türkiye dışına asker gönderilmesi koşullar bakımından atılması gereken adımlarımız var. Libya isterse her türlü desteği vermeye hazırız.

Sayın Putin ile bir görüşme talebim var. Önümüzdeki ayın 8'inde Türkiye'de olacak. Ondan önce bu görüşmemizi yapalım. Çünkü Hafter konusu istiyorum ki Rusya ile münasebetlerde yeni bir Suriye doğurmasın. Ocaktaki görüşme ayrı, TürkAkım projesinin açılışını yapacağız. Putin ile Libya ve Hafter konusuyla ilgili telefonda görüşeceğim.

Tel Abyad ile Resulayn arasına 1 milyon insan yerleştirmek. Bizim güvenli bölgedeki hedefimiz, planlama bu.

RUSYA VE ABD İLE YAPILAN MUTABAKATLAR

İdlib her geçen gün daha iyiye gidiyor. Ama asıl bizim derdimiz burada, Tel Abyad buradan Rasulayn var. İkisinin arası 120 kilometre, ama derinlik 30 kilometre. Bizim asıl hedefimiz Derik denilen bir yer var, orası Irak sınırıdır. Biz bütün bu bölgedeki teröristlerin buralardan boşaltılmasını hem Rusya'dan hem ABD'den istedik. 120 ve 150 saatlik anlaşmalarımız oldu. Onlar bu saatlerde boşaltılacağını söyledi. Ama ne Rusya ne ABD bunu gerçekleştirebildi. Biz de tabi kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz dedik. Bizim hedefimiz Tel Abyad ile Rasulayn arasına 1 milyon insan yerleştirmek. Güvenli bölge planlamamız bu.

Bir an önce buralarda atacağımız adımlarla bu insanları artık çadırlardan kurtaralım, aynen Cerablus'ta olduğu gibi kendi topraklarına dönmesini sağlayalım dedik. İlk görüşmede hepsi iyi hoş diyor, ama adım atmıyorlar.

Dörtlü Zirve'de de bu konuda mutabık kaldık. Tel Abyad ile Rasulayn arasına örnek bir adım Türk milleti atabilir.

TRUMP'A İZLETİLEN TERÖRİST FERHAD ABDİ ŞAHİN VİDEOSU

Biz bu videoyu Trump ve 5 tane Senatör ile ayrıca Bakanlar vardı, hepsiyle paylaştık. Orada güzel bir hava oluşturdu, bakın bu adam yüzlerce, binlerce Türk vatandaşının ölümüne neden olmuş bir teröristtir. Böyle biriyle bir araya gelmek, bizim onu aracı olarak kabul etmemiz mümkün değildir.

Üzüldüğümüz şey şu, bir teröristle bir başka teröristi bir araya getirerek bundan medet ummak. Üzücü olan bu. NATO'da da gündeme gelen şey buydu. Teröristin dini, milleti, vatanı kesinlikle yoktur. Peki, bu teröristlerden biz ne bekliyoruz. NATO diyor ki, 'Biz terörü yok edeceğiz.' Böyle mi yok edeceğiz?

Esasında bizim bu teröristi gördüğümüz, bulduğumuz yerde etkisiz hale getireceğimizi söyledik.

MACRON'A TEPKİ

Biz S-400'den vazgeçemeyiz. Bizim için o sayfa kapandı. Biz hava savunma sistemlerimizi çeşitlendirmek istiyoruz. Bundan kimsenin rahatsız olmaması lazım. Sağolsun NATO Genel Sekreteri de bunu ifade etti. Macron kalkıp 'Bir NATO üyesi nasıl S-400 alır' dedi. Sana mı soracağım? Bunlar bugüne kadar karşılarında dik duran liderler görmediler.

DİYARBAKIR ANNELERİNİN NÖBETİ

Başkan Erdoğan: Bu duruş çok asil bir duruşBu duruş çok asil bir duruş. Anne kimdir, anne nedir diye tanımlayacak olursanız işte anne budur. O ahlaksızların kaçırılanlara karşı tavırlarını da gördük. Annelerden daha farklı bir yaklaşım beklenebilir mi? Parlamentoda kuru sıkı atanlar önce bunun hesabını verin. Şimdi ili terk ettiniz, niye terk ettiniz kaçacak delik arıyorsunuz. Bunlar da inlere girecekler.

İki gün sonra 100 gün olacak. Temennim odur ki inşallah çok daha fazla ilerlemeden burada geri sayım başlar. İnşallah anneler yavrularına kavuşurlar. Biz de elimizden ne geliyorsa her türlü tedbiri alıyoruz, adımları da atıyoruz.

BALTIK SAVUNMA PLANI

Belli aralıklarla bunların tazelenmesi oluyor. PKK konusunda bir sorun yok. YPG konusunda bir sorun var. Bunu hala kabullenmek işlerine gelmiyor. Bu noktada güvenliğin bölünmezliği ilkesinin önemi bir kat daha artıyor.

Biz ittifakın doğu veya güney kanadı diye ayrım yapmıyoruz. Güvenliğin 360 derece temelinde gözetilmesi gerektiğini özellikle vurguluyoruz. Türkiye, NATO'nun kuruluş amacına uygun davranmasını talep ediyor. Hiçbir ülkenin güvenlik endişelerine kulak tıkamadık, bundan sonrada kulak tıkamayız. 'Biz bu işin önünü açıyoruz, siz de sözlerinizi tutun' dedik.

FRANSA'DAKİ MACRON KARŞITI GÖSTERİLER

Orantısız güç kavramını işlerine geldiği yerlerde kullanıyorlar. Televizyon ekranlarında kadın, erkek ayırt etmeksizin polislerin onları yerlerde sürüklediğini görüyoruz. Mermi kullanma noktasına da varıyorlar. Şu ana kadar çok ciddi sayıda yaralı var. Sarı yeleklilerin taleplerinin yerine getirildiğine dair herhangi bir şey de yok. Bu Fransa'da bir şeyin sinyalini veriyor. Orada seçim belki de 2022'yi bulmayacak. Dışarıyla uğraşmaktan iç sorunlarıyla meşgul olamıyorlar.

Bu oralarda olduğu zaman haklarıdır, yapabilirler. Türkiye'de teröre karşı böyle bir adım atılsa 'Yapamazsınız, sizde şiddet var.' Bunlar yaptığı zaman meşrudur, Türkiye'de olduğu zaman gayrimeşrudur.

Sadece burada kalmıyor, gidiyor Mali'ye. Neymiş çağırmış da onun için gitmişler. Bunları kendisine söylediğim için söylüyorum. Mali'de ne işin var senin? Macron şahsına münhasır bir arkadaş, bakarsın güler filan. Yani sanki başında bu tür musibetler yok.

AKINCI'NIN İLK TEST UÇUŞU

İlk test uçuşuydu. Başarılı geçti. Taşıdığı yük itibarıyla çok önemli. Dünyada belki üç beş ülke bunu şu anda yapabilir durumda. Bayraktar ailesini özellikle tebrik ediyorum. Elimizde İHA'lar olmasaydı terörle mücadeleyi nasıl yapardık.

Savunma sanayinde geldiğimiz nokta çok çok önemli.

TÜRK LİRASI ÇAĞRISI

Gelin dövizden kendi paramıza dönelim. Kendi paramız artık güven veriyor. Bunun bereketini göreceğiz. Ekonomide toparlanma dönemi başladı. Hedefimiz tek haneli enflasyonu yakalamak. Faizde de yine aynı şekilde tek haneli rakamı yakalayacağız. 2020'de buna ulaşacağız.

Şimdi hem kamu hem özel bankalara kredi vermeye başladılar. Özel bankalar nazlanıyordu. Yatırımcıların teşvikini artıracaktır.

Trump bu konuda samimi, 'Bunu böyle yapacaksınız' dedi. Temennim odur ki bu adımı birlikte atarız. Rusya ile nerelerdeydik nerelere geldik. TürkAkım ile beraber buradaki hacim daha da artabilir.

Bize inansınlar kendilerine özellikle inansınlar biz bir defa ülkemizin muhasır medeniyetler seviyesine çıkma yarışını başarıyla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Dışa bağımlılığımız her geçen gün düşüyor. Biz yerli ve milli istikrarlı bir Türk parasına da geçelim istiyoruz. Gelin cebimizde kendi paramızı taşıyalım. Daha istikrarlı bir Türk parası sayesinde enflasyonun kalıcı tek hanelere düştüğünü göreceksiniz. Düşük faiz ve düşük enflasyon. Eğer faizi düşürürsek kesinlikle enflasyon da düşecektir. Çünkü biz bunu yaşadık. Ciddi mücadeleler verdik. Doğru orantılır faizle enflasyon. Ama ben uygulamanın nasıl gerçekleştiğini bu işi yaşayarak görmüş birisiyim. Bu adımı atıyoruz.

Zorunlu tasarrufta biz devletin memuruna ve işçisine borçlu olduğunu gördük. Devlet memuruna ve işçisine niye borçlu olsun, bunu halletmemiz lazım. 10 milyon işçi ve memur alacaklıydı ve 17 milyar lirayı biz işçi ve memurumuza ödedik. Hala bunu görmek istemeyenler var. Biz borçlu bir devlet aldık ama bu borçları ödeyerek bu hale getirdik.

Bu haber 200252 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Af yasasında son durum: 42 bin kişi tahliye olacak! 18 Ocak af ve ceza indirimi ne zaman çıkacak?..
Af yasasında son durum: 42 bin kişi tahliye olacak! 18 Ocak af ve...
İnfaz düzenlemesinin tüm ayrıntıları.
İnfaz düzenlemesinin tüm ayrıntıları.