Son dakika: Başkan Erdoğan BM Kovid-19 özel oturumunda konuştu..

Son dakika: Başkan Erdoğan BM Kovid-19 özel oturumunda konuştu..

Başkan Erdoğan Birleşmiş Milletler Kovid-19 özel oturumuna özel video mesaj yayınladı.Türkiye'nin 156 ülkeye yardım gönderdiğini dile getiren Başkan Erdoğan, Prof. Uğur Şahin'i ve Dr. Özlem Türeci'ye de aşı çalışmaları nedeniyle teşekkür etti.BM'nin genel yapısına yönelik değerlendirmelerde bulunan Erdoğan "BM sisteminin günümüz tehdit ve ihtiyaçları ışığında reforma tabi tutulması gereğidir. BM sisteminin daha etkin, demokratik, adil ve şeffaf hale getirilmesi için Genel Kurulun güçlendirilmesi

03 Aralık 2020 - 19:13 - Güncelleme: 03 Aralık 2020 - 20:41

Başkan Erdoğan, 'BM' Özel Oturumu'nda dünyaya seslendi!

Giriş Tarihi: 3.12.2020  17:32 Son Güncelleme: 3.12.2020  18:06

Başkan , "Uluslararası toplum, 21'inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıyadır. Bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır." dedi. Erdoğan, dünyanın dört bir yanında fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.

Video Player

00:06 | 06:28

Use Up/Down Arrow keys to increase or decrease volume.

Online Video Platform

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantının başarılı geçmesini, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, "Uluslararası toplum 21’inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıya; bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır. Bu oturum, işte bu nedenle, son derece zamanlı ve faydalı olmuştur. Bağlantısızlar Hareketi Dönem Başkanı olarak bu girişime öncülük eden değerli kardeşim Sayın Aliyev ve Genel Kurul Başkanı Sayın Bozkır başta olmak üzere, özel oturumun düzenlenmesine destek veren herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Son dakika: Erdoğan'dan BM oturumunda dikkat çeken açıklamalar!Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Kovid-19'la Mücadele Özel Oturumuna gönderdiği video mesajında, uluslararası toplumun 21'inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, "Bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır" dedi.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplantının başarılı geçmesini, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, "Uluslararası toplum 21'inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıya; bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır. Bu oturum, işte bu nedenle, son derece zamanlı ve faydalı olmuştur. Bağlantısızlar Hareketi Dönem Başkanı olarak bu girişime öncülük eden değerli kardeşim Sayın Aliyev ve Genel Kurul Başkanı Sayın Bozkır başta olmak üzere, özel oturumun düzenlenmesine destek veren herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Son dakika: Başkan Erdoğan'dan 'Kovid-19'la Mücadele Özel Oturumu'na video mesaj

Başkan Erdoğan ' Kovid-19 Özel Oturumu'na video mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, "Bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası iş birliği ve küresel dayanışmadır." ifadelerine yer verdi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Kovid-19'la Mücadele Özel Oturumu'nda video mesajla seslendi.

Son dakika: Başkan Erdoğan BM Kovid-19 özel oturumunda konuştu

Başkan , Birleşmiş Milletler () Genel Kurulu Kovid-19'la Mücadele Özel Oturumuna gönderdiği video mesajında, uluslararası toplumun 21'inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, "Bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır" dedi.

Son dakika: Başkan Erdoğan BM Kovid-19 özel oturumunda konuştuSON DAKİKA: BAŞKAN ERDOĞAN BM KOVİD-19 ÖZEL OTURUMUNDA KONUŞTU

ALIYEV VE BOZKIR'A TEŞEKKÜR

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, toplantının başarılı geçmesini, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, "Uluslararası toplum 21'inci yüzyılın en büyük küresel imtihanıyla karşı karşıya; bu zorlu dönemi aşabilmenin anahtarı, uluslararası işbirliği ve küresel dayanışmadır. Bu oturum, işte bu nedenle, son derece zamanlı ve faydalı olmuştur. Bağlantısızlar Hareketi Dönem Başkanı olarak bu girişime öncülük eden değerli kardeşim Sayın Aliyev ve Genel Kurul Başkanı Sayın Bozkır başta olmak üzere, özel oturumun düzenlenmesine destek veren herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.

'156 ÜLKEYE YARDIM SAĞLADIK'

Başkan Erdoğan, Türkiye olarak salgının ilk günlerinden itibaren uluslararası toplumla işbirliği içinde hareket ettiklerini belirterek, "BM'nin yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü, G20, MİKTA, Türk Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası platformlardaki faaliyetlerde hep ön saflarda yer aldık. Bugüne kadar 156 ülkeye ve 9 uluslararası kuruluşa yardım sağladık. Salgın şartlarında gıda güvenliği sorunu yaşayan ülke ve bölgelere destek oluyor; yaşlılar, engelliler, kimsesiz çocuklar gibi dezavantajlı gruplara yönelik 16 ülkede özel programlar gerçekleştiriyoruz. Gelişmekte olan bazı ülkelerde, yerel kaynaklar kullanılarak kişisel koruyucu malzeme üretilmesine yönelik eğitim programları düzenliyoruz. Salgın nedeniyle ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalan bazı ülkelere bütçe desteği vermeye çalışıyoruz. Özel sektörümüz de kamusal alandaki çabalarımıza katkı sağlamaktadır. Bugüne kadar 50'yi aşkın Türk firması, 20'nin üzerinde ülkenin salgınla mücadelesine çeşitli şekillerde destek olmuştur" diye konuştu.

TÜRK PROFESÖR ÇİFTE TEŞEKKÜR
Erdoğan, dünyanın aşı üretimi kapsamında gelen haberlere ümit bağladığına dikkat çekerek, "Bu vesileyle, aşı çalışmalarında önemli bir başarıya imza atan, oturuma da çevrimiçi iştirak eden Biyontech firmasının kurucuları Prof. Uğur Şahin'i ve Dr. Özlem Türeci'yi huzurlarınızda tebrik ederim. Türkiye olarak yürüttüğümüz, 12'si Dünya Sağlık Örgütü listesinde bulunan 16 aşı çalışmasından birinin insan denemelerine başlanmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

'SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ŞÜKRANLARIMI İLETİYORUM'

Erdoğan, Türkiye'nin öncülük ettiği çabalar neticesinde 2021 yılının DSÖ tarafından 'Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı' ilan edildiğini hatırlatarak, "Bu kapsamda, dünyanın dört bir yanında fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarına şükranlarımı iletiyorum. İnsani ve Sağlık Acil Durumlarına Hazırlıklılık Dünya Sağlık Örgütü Coğrafi Ayrık Ofisi Eylül ayında İstanbul'da açılmıştır. Türkiye'nin DSÖ'nün çalışmalarına verdiği desteğin tezahürü olan bu ofis, salgınla yürütülen çabaları güçlendirecektir" ifadesini kullandı.

'HASTALIĞIN BİR SÜRE BİZİMLE OLACAĞININ FARKINDAYIZ'
Erdoğan, Türkiye olarak güçlü tarım, gıda ve imalat sektörü, şehir hastaneleri, tecrübeli ve özverili sağlık çalışanları, kuşatıcı sosyal güvenlik sisteminin, bu süreçte Türkiye'nin en önemli avantajları olduğunu belirterek, "Tüm dünyada bu süreçten daha fazla etkilenen hassas gruplar vardır. Tedbirlerin kapsayıcı olması, hassas ve dezavantajlı grupların ihtiyaçlarına özen gösterilmesi elzemdir. Bunun bilinciyle, kadınların, çocukların, yaşlıların ve engellilerin haklarının korunmasına özel önem atfediyoruz. Korumamız altındaki 3,6 milyon Suriyeli, ülkemizdeki sağlık hizmetlerinden, aynı vatandaşlarımız gibi yararlanabiliyor. Covid-19 hastalığının bir süre daha bizimle olacağının farkındayız. Nitekim son haftalarda dünya genelinde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan tırmanış, bu gerçeği hepimize hatırlatmaktadır" dedi.

'GENEL KURULUN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR'

Erdoğan, bu süreçte sadece salgınla değil, aynı zamanda artan İslam düşmanlığı, yabancı karşıtlığı ve ırkçılıkla da mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Malum, üyesi olduğumuz G20 platformu tarafından başlatılan 'Borç Erteleme Girişimi'ni başından beri destekledik. Sürdürülebilir tedarik zincirleri ve dağıtım ağları konusu dahil 'Yeni Normal'e geçişi teminen çalışmalarımızı hızlandırmak mecburiyetinde olduğumuzu da hatırlatmak isterim. Salgının bize hatırlattığı bir diğer husus da BM sisteminin günümüz tehdit ve ihtiyaçları ışığında reforma tabi tutulması gereğidir. BM sisteminin daha etkin, demokratik, adil ve şeffaf hale getirilmesi için Genel Kurulun güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Sözlerime son verirken özel oturumun uluslararası toplumun salgına karşı yürüttüğü mücadeleye ivme kazandırmasını diliyorum. Programın icrasında görev alan herkese teşekkür ediyor, sizleri bir kez daha en kalbi duygularımla selamlıyorum" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'a övgüler yağdırdı: Dünyadaki tüm insanlara cesaret ve direniş çağrısında bulunan tek lider Erdoğan'dırERDOĞAN'A ÖVGÜLER YAĞDIRDI: DÜNYADAKİ TÜM İNSANLARA CESARET VE DİRENİŞ ÇAĞRISINDA BULUNAN TEK LİDER ERDOĞAN'DIR

Bu girişime öncülük eden Bağlantısızlar Hareketi Dönem Başkanı Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve BM Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır başta olmak üzere, Özel Oturum'un düzenlenmesine destek veren herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye olarak salgının ilk günlerinden itibaren uluslararası toplumla iş birliği içinde hareket ettik. BM'nin yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü, G20, MİKTA, Türk Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası platformlardaki faaliyetlerde hep ön saflarda yer aldık. Bugüne kadar 156 ülkeye ve 9 uluslararası kuruluşa yardım sağladık. Salgın şartlarında gıda güvenliği sorunu yaşayan ülke ve bölgelere destek oluyor, yaşlılar, engelliler, kimsesiz çocuklar gibi dezavantajlı gruplara yönelik 16 ülkede özel programlar gerçekleştiriyoruz."

"BAZI ÜLKELERE BÜTÇE DESTEĞİ VERMEYE ÇALIŞIYORUZ"
Türkiye'nin gelişmekte olan bazı ülkelerde, yerel kaynaklar kullanılarak kişisel koruyucu malzeme üretilmesine yönelik eğitim programları düzenlediğini anımsatan Erdoğan, "Salgın nedeniyle ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalan bazı ülkelere bütçe desteği vermeye çalışıyoruz. Özel sektörümüz de kamusal alandaki çabalarımıza katkı sağlamaktadır." dedi.

Bugüne kadar 50'yi aşkın Türk firmasının 20'nin üzerinde ülkenin salgınla mücadelesine destek olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünya, aşı üretimi kapsamında gelen haberlere ümit bağlamıştır. Bu vesileyle, aşı çalışmalarında önemli bir başarıya imza atan, oturuma da çevrim içi iştirak eden BioNTech firmasının kurucuları Prof. Uğur Şahin'i ve Dr. Özlem Türeci'yi huzurlarınızda şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum. Türkiye olarak yürüttüğümüz, 12'si Dünya Sağlık Örgütü listesinde bulunan 16 aşı çalışmasından birinde insan denemelerine başlanmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin öncülük ettiği çabalar neticesinde 2021'in Dünya Sağlık Örgütü tarafından "Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı" ilan edildiğini hatırlatan Erdoğan, bu kapsamda, dünyanın dört bir yanında fedakarca görev yapan tüm sağlık çalışanlarına şükranlarını iletti.

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğandan önemli açıklamalar

İnsani ve Sağlık Acil Durumlarına Hazırlıklılık Dünya Sağlık Örgütü-Coğrafi Ayrık Ofisi'nin de eylülde İstanbul'da açıldığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, Dünya Sağlık Örgütü'nün çalışmalarına verdiği desteğin tezahürü olan ofisin, salgınla yürütülen çabaları güçlendireceğini söyledi.

"HASSAS GRUPLARIN HAKLARI KORUNMALI" UYARISI
Erdoğan, güçlü tarım, gıda ve imalat sektörü, şehir hastaneleri, tecrübeli ve özverili sağlık çalışanları ile kuşatıcı sosyal güvenlik sisteminin, bu süreçte Türkiye'nin en önemli avantajları olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

"Tüm dünyada bu süreçten daha fazla etkilenen hassas gruplar vardır. Tedbirlerin kapsayıcı olması, hassas ve dezavantajlı grupların ihtiyaçlarına özen gösterilmesi elzemdir. Bunun bilinciyle, kadınların, çocukların, yaşlıların ve engellilerin haklarının korunmasına özel önem atfediyoruz.

Korumamız altındaki 3,6 milyon Suriyeli, ülkemizdeki sağlık hizmetlerinden, aynı vatandaşlarımız gibi yararlanabiliyor. Kovid-19 hastalığının bir süre daha bizimle olacağının farkındayız. Nitekim son haftalarda dünya genelinde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan tırmanış, bu gerçeği hepimize hatırlatmaktadır."

Bu süreçte sadece salgınla değil, aynı zamanda artan İslam düşmanlığı, yabancı karşıtlığı ve ırkçılıkla da mücadele edilmesi gerektiğine dikkati çeken Başkan Erdoğan, "Malum, üyesi olduğumuz G20 platformu tarafından başlatılan 'Borç Erteleme Girişimi'ni başından beri destekledik. Sürdürülebilir tedarik zincirleri ve dağıtım ağları konusu dahil 'Yeni Normal'e geçişi teminen çalışmalarımızı hızlandırmak mecburiyetinde olduğumuzu da hatırlatmak isterim." dedi.

BM SİSTEMİNİN REFORMA İHTİYACI VAR
Başkan Erdoğan, "Salgının bize hatırlattığı bir diğer husus da Birleşmiş Milletler sisteminin, günümüz tehdit ve ihtiyaçları ışığında reforma tabi tutulması gereğidir. Birleşmiş Milletler sisteminin daha etkin, demokratik, adil ve şeffaf hale getirilmesi için Genel Kurul'un güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Özel Oturum'un uluslararası toplumun salgına karşı yürüttüğü mücadeleye ivme kazandırmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.

Son dakika: Başkan Erdoğan BM Kovid-19 özel oturumunda konuştu:

Başkan Erdoğan, 'BM' Özel Oturumu'nda dünyaya seslendi!

"156 ÜLKEYE YARDIM SAĞLADIK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak salgının ilk günlerinden itibaren uluslararası toplumla işbirliği içinde hareket ettiklerini belirterek, "BM'nin yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü, G20, MİKTA, Türk Konseyi, İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslararası platformlardaki faaliyetlerde hep ön saflarda yer aldık. Bugüne kadar 156 ülkeye ve 9 uluslararası kuruluşa yardım sağladık. Salgın şartlarında gıda güvenliği sorunu yaşayan ülke ve bölgelere destek oluyor; yaşlılar, engelliler, kimsesiz çocuklar gibi dezavantajlı gruplara yönelik 16 ülkede özel programlar gerçekleştiriyoruz. Gelişmekte olan bazı ülkelerde, yerel kaynaklar kullanılarak kişisel koruyucu malzeme üretilmesine yönelik eğitim programları düzenliyoruz. Salgın nedeniyle ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalan bazı ülkelere bütçe desteği vermeye çalışıyoruz. Özel sektörümüz de kamusal alandaki çabalarımıza katkı sağlamaktadır. Bugüne kadar 50'yi aşkın Türk firması, 20'nin üzerinde ülkenin salgınla mücadelesine çeşitli şekillerde destek olmuştur" diye konuştu.

TÜRK PROFESÖR ÇİFTE TEŞEKKÜR

Erdoğan, dünyanın aşı üretimi kapsamında gelen haberlere ümit bağladığına dikkat çekerek, "Bu vesileyle, aşı çalışmalarında önemli bir başarıya imza atan, oturuma da çevrimiçi iştirak eden Biyontek firmasının kurucuları Prof. Uğur Şahin'i ve Dr. Özlem Türeci'yi huzurlarınızda tebrik ederim. Türkiye olarak yürüttüğümüz, 12'si Dünya Sağlık Örgütü listesinde bulunan 16 aşı çalışmasından birinin insan denemelerine başlanmasından da büyük memnuniyet duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

'SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ŞÜKRANLARIMI İLETİYORUM'

Erdoğan, Türkiye'nin öncülük ettiği çabalar neticesinde 2021 yılının DSÖ tarafından 'Uluslararası Sağlık Çalışanları Yılı' ilan edildiğini hatırlatarak, "Bu kapsamda, dünyanın dört bir yanında fedakârca görev yapan tüm sağlık çalışanlarına şükranlarımı iletiyorum. İnsani ve Sağlık Acil Durumlarına Hazırlıklılık Dünya Sağlık Örgütü Coğrafi Ayrık Ofisi Eylül ayında İstanbul'da açılmıştır. Türkiye'nin DSÖ'nün çalışmalarına verdiği desteğin tezahürü olan bu ofis, salgınla yürütülen çabaları güçlendirecektir" ifadesini kullandı.

'HASTALIĞIN BİR SÜRE BİZİMLE OLACAĞININ FARKINDAYIZ'

Erdoğan, Türkiye olarak güçlü tarım, gıda ve imalat sektörü, şehir hastaneleri, tecrübeli ve özverili sağlık çalışanları, kuşatıcı sosyal güvenlik sisteminin, bu süreçte Türkiye'nin en önemli avantajları olduğunu belirterek, "Tüm dünyada bu süreçten daha fazla etkilenen hassas gruplar vardır. Tedbirlerin kapsayıcı olması, hassas ve dezavantajlı grupların ihtiyaçlarına özen gösterilmesi elzemdir. Bunun bilinciyle, kadınların, çocukların, yaşlıların ve engellilerin haklarının korunmasına özel önem atfediyoruz. Korumamız altındaki 3,6 milyon Suriyeli, ülkemizdeki sağlık hizmetlerinden, aynı vatandaşlarımız gibi yararlanabiliyor. Covid-19 hastalığının bir süre daha bizimle olacağının farkındayız. Nitekim son haftalarda dünya genelinde vaka, hasta ve vefat sayılarında yaşanan tırmanış, bu gerçeği hepimize hatırlatmaktadır" dedi.

'GENEL KURULUN GÜÇLENDİRİLMESİ GEREKİYOR'

Erdoğan, bu süreçte sadece salgınla değil, aynı zamanda artan İslam düşmanlığı, yabancı karşıtlığı ve ırkçılıkla da mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Malum, üyesi olduğumuz G20 platformu tarafından başlatılan 'Borç Erteleme Girişimi'ni başından beri destekledik. Sürdürülebilir tedarik zincirleri ve dağıtım ağları konusu dahil 'Yeni Normal'e geçişi teminen çalışmalarımızı hızlandırmak mecburiyetinde olduğumuzu da hatırlatmak isterim. Salgının bize hatırlattığı bir diğer husus da BM sisteminin günümüz tehdit ve ihtiyaçları ışığında reforma tabi tutulması gereğidir. BM sisteminin daha etkin, demokratik, adil ve şeffaf hale getirilmesi için Genel Kurulun güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Sözlerime son verirken özel oturumun uluslararası toplumun salgına karşı yürüttüğü mücadeleye ivme kazandırmasını diliyorum. Programın icrasında görev alan herkese teşekkür ediyor, sizleri bir kez daha en kalbi duygularımla

Son dakika: 'dan ''na  girişimi' iddialarına yalanlama!

Giriş Tarihi: 2.12.2020  17:41 Son Güncelleme: 2.12.2020  18:44

Son dakika haberi... İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı 'na  girişimi olduğu iddialarını ortaya atan başta Oda TV, Cumhuriyet, BirGün gibi CHP yandaşı medyaya bir yalanlama da 'dan geldi.

Süleyman Soylu: Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi söz konusu değildir

Son dakika: Bakan Soylu'dan son dakika İmamoğlu açıklaması!

Son dakika haberi: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi iddialarına ilişkin konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Böyle bir suikast girişimi ve yakalanan kimse de söz konusu değildir" dedi.

Video Player

00:00 | 07:42

Use Up/Down Arrow keys to increase or decrease volume.

Online Video Platform

İçişleri Bakan Soylu, İmamoğlu'na suikast girişiminin söz konusu olmadığını söyledi.

Son dakika haberi... İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi olduğu iddialarını ortaya atan başta Oda TV, Cumhuriyet, BirGün gibi CHP yandaşı medyaya bir yalanlama da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan geldi.

BAKAN SOYLU YALANLADI
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Nöbetçi Bakan' uygulaması kapsamında Meclis'e gelişinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi iddialarının sorulması üzerine Soylu, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yaptığı açıklamaya işaret etti. Bu konularla ilgili haftada ortalama 65 ile 80 arası eyleme yönelik duyum aldıklarını kaydeden Soylu, "Toplam duyum miktarımız da yurt içi 1300- 1350'dir. Türkiye'de yıllardır karşılaştığımız durum söz konusu. Dün Emniyet Genel Müdürümüz açıkladı. Bir kamu görevlileri, iki görevleri nedeniyle terör örgütlerinin hedefi olacak kişiler, üç sansasyonel sonuçlar oluşturacak kişiler, eylemler, yerler. Bütün bunlara yönelik terör örgütleri hedef belirler. Kayyumlarımızda bazen haftada 5 kez bir kişiye sürekli olarak bu tür tehdit gelir. Biz bir kıraathanede konuşulanları da değerlendirmek zorundayız. Biz hiçbir şeyi azımsamayız, küçümsemeyiz, hafife almayız. Hepsini tek tek değerlendiririz. Türkiye'de Devlet büyüklerimize yapılan tehditleri, sürekli olarak değerlendiririz. Kamu görevlilerine yapılanları değerlendiririz. Özel kişilere yapılan tehditleri değerlendiririz" diye konuştu.

"SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"
Soylu, bu tür bilgilerin kamuoyunda paylaşılmasını doğru bulmadıklarını dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu konuda bütün tedbirleri alırız. Burada hassasiyetle durduğumuz bir konu var. Bunun kamuoyuyla, medyayla paylaşılmamasını istirham ederiz. Çünkü; bu durumların kendilerine ait dereceleri vardır. Biz bunların üzerine düşeriz. Tekrar söylüyorum; hafifseyeceğimiz, küçük göreceğimiz, tehditler söz konusu olmaz. Hepsiyle ilgileniriz. Bu konuda son zamanlarda en çok tehdit alanlar da var. Özellikle PKK ve DEAŞ'tan tehdit alanlar var. Ama bunların paylaşılmasını istemeyiz. Terör örgütleri, eylem hedefleri kadar mümkün olduğunca kendilerinden söz ettirmek, istikrarı sarsmak da isterler. Suikast girişimi söz konusu değildir, Yakalanan kimse söz konusu değildir. Bizim Orhan Miroğlu, Türkiye'de en çok tehdit alan kişilerden biridir. Hiç duydunuz mu? Sürekli PKK'nın tehdidindedir. Bu tehditler her zaman vardır. Bunların kamuoyuyla ve medyayla paylaşılmamasını tercih ederiz terör örgütlerinin bir hedefleri daha vardır kendilerinden söz ettirmek."

Son dakika: Bakan Soylu'dan "'na  girişimi" iddiasına açıklama

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan gündemdeki "'na  girişimi" iddiası hakkında son dakika açıklaması geldi. Bakan Soylu "Böyle bir suikast girişimi söz konusu değildir." dedi.

Son dakika: Bakan Soylu'dan Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi iddiasına açıklama

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişiminin söz konusu olmadığını söyledi.

Soylu, Meclis'e gelişinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Son dakika: Bakan Soylu'dan son dakika İmamoğlu açıklaması!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi iddiasına ilişkin bir soruya Soylu, "Emniyet Genel Müdürlüğümüz gerekli açıklamayı tüm detayıyla yaptı. Ben onun yeterli olduğunu düşünüyorum." yanıtını verdi.

Soylu, "Bir tehdit, suikast girişimi var mı?" sorusu üzerine, "Biz haftada ortalama 65-80 arası eyleme yönelik duyum alırız. Toplam duyum miktarımız da yurt içi 1300-1350'dir. Ortalama böyle gider. Ben, 4 yıldır bu işi yapıyorum. Türkiye'de böyle yıllardan beri karşılaştığımız durum söz konusu." diye konuştu.

Kamu görevlileri, görevleri nedeniyle terör örgütlerinin hedefi olabilecek kişiler ile sansasyonel sonuçlar oluşturabilecek kişi, kurum ve yerlerin terör örgütlerinin hedefi olabileceğini belirten Soylu, şunları kaydetti:

"Kayyumlarımızdan bir kişiye bazen haftada 5, bazen ayda 3-4 sürekli olarak bu tip tehditler gelir. Biz bir kıraathanede konuşulan bir sözü de değerlendirmek zorundayız. Biz hiçbir şeyi azımsamayız, küçümsemeyiz, hafife almayız, hepsini tek tek değerlendiririz. Türkiye'de devlet büyüklerimize bu konularda terör örgütlerinin yaptığı tehditleri, hem bu konudaki meselelerin takibi açısından sürekli olarak da değerlendiririz. Kamu görevlilerine, özel şahıslara kendi kişilikleri sebebiyle yapılanları değerlendiririz. Bütün bunlar bizim değerlendirmemiz içindedir."

CHP'DE AYYUKA ÇIKAN TAVİZ VE TECAVÜZE PERDELEME Mİ?
CHP'de ortaya çıkan taciz ve tecavüz skandallarını görmezden gelen CHP yandaşı medya 'Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi' iddialarını köpürttü.

İBB SÖZCÜSÜ ONGUN DUYURDU
Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) yaşanan taciz olayının patlak vermesinin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sözcüsü Murat Ongun, tuhaf bir iddiada bulundu.

Ongun, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda Ekrem İmamoğlu'na suikast yapılacağını ileri sürdü. Suikast yalanını başta Oda TV, Cumhuriyet, BirGün, TELE1 gibi CHP yandaşı medya yaydı.

EMNİYET YALANLADI
Öne sürülen iddiaların ardından harekete geçen Emniyet Genel Müdürlüğü, yaptığı araştırmada, İBB Başkanı İmamoğlu'na yönelik bir ihbarın olmadığını tespit etti. Emniyet Genel Müdürlüğü, "İmamoğlu'na yönelik suikast emri veren DEAŞ militanları yakalandı" haberlerinin doğru olmadığını açıkladı.

EMNİYETİN YALANLAMASINA RAĞMEN 'SUİKASTÇI YAKALANDI' DEDİLER
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün basın açıklamasına rağmen Cumhuriyet Gazetesi ve Oda TV, hayali suikastçının yakalandığını iddia etti

Cumhuriyet, 'Ekrem İmamoğlu'na Suikast Son Anda Önlendi' başlıklı haberinde, şu ifadelere yer verdi: "İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast hazırlığında olan terör örgütü IŞİD militanları son anda yakalandı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na terör örgütü IŞİD suikast emri verdi. Koruma sayısı arttırılan İmamoğlu'na yapılacak suikast son anda önlendi."

ODATV, OLMAYAN SUİKASTI ÖNLEDİ
Oda TV ise söz konusu haberinde şunları söyledi: "Tarih: 23 Kasım 2020. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun koruma polislerine, 'artık daha dikkatli ve duyarlı olun' denildi. Zira, IŞİD'in Türkiye'deki militanlarına örgüt emri verilmişti: Ekrem İmamoğlu öldürülsün! Suikast emri veren, IŞİD'in sorumlu düzeyde faaliyet gösteren yöneticileriydi. İmamoğlu'nun tüm koruma ekibi uyarıldı. Herhangi bir şüpheli durumla karşılaşılırsa veya tedbir alınabilmesi için takviye kuvvete ihtiyaç olunursa acilen bilgilendirilmesi istenildi. Haliyle, İmamoğlu'na da bilgi verildi. İçişleri Bakanlığı ve Valilikle koordine olunarak güvenlik çemberi yeniden ele alındı. Tüm güvenlik kurumları uyarıldı. Eski bir İçişleri Bakanı da tüm bu bilgileri bize doğruladı. Ve sonuç ne mi oldu: İstanbul Valiliği emriyle Ekrem İmamoğlu'nun koruma sayısı artırıldı. "

(İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na suikast girişimi olduğu iddialarını ortaya atan başta Oda TV, Cumhuriyet, BirGün gibi CHP yandaşı medyaya bir yalanlama da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan geldi.

Sözcü yazarı Uğur Dündar, İsmail Saymaz ve Ayşegül Arslan gibi isimlerin de hayali suikast iddiasına CHP yandaşı Halk TV'de destek vermesi dikkat çekti.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik suikast planlarının yapıldığını ve suikast düzenleyecek teröristlerin son anda yakalandığına dair iddialar ortaya atıldı.

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yalanlanan bu iddia, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya soruldu.

Bakan Soylu, çok net açıklamalarda bulundu.

"TERÖR ÖRGÜTLERİ KENDİLERİNDEN BAHSETTİRMEK İSTER"
Terör örgütü PKK ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle HDP'li belediyelere atanan kayyumlara yönelik yapılan tehditleri hatırlatan Bakan Süleyman Soylu, "Biz kıraathanelerde konuşulanları da değerlendirmek zorundayız." dedi.

Süleyman Soylu, "Bu durumların kendi içlerinde dereceleri var. Bazı tehditler dikkate alınıyor. PKK ve DEAŞ'tan zaman zaman tehditler geliyor. Terör örgütlerinin bir hedefi vardır; kendilerinden bahsettirmek isterler. Bu şekilde istikrarı sarsmak isterler.
İmamoğlu'na yönelik suikast girişimi olmadı. Bununla ilgili yakalanan kimse de yok." ifadelerini kullan

'nın iğrenç yüzünü itiraf etti: 'Kandil'de bulunan örgüt yöneticileri cinsel vampirler'

Giriş Tarihi: 29.11.2020 Güncelleme Tarihi: 29.11.2020 

'ta 7 yıl önce 16 yaşında iken  aracılığıyla kandırılıp 'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A.  Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 40 gün süren çabası sonucu ikna edilerek teslim oldu. Teslim olan kızın anlattıkları, örgütte yaşanan işkence, tecavüz ve infazı bir kez daha gözler önüne serdi.

PKK'nın iğrenç yüzünü itiraf etti: 'Tecavüze uğradık'

Şırnak'ta bundan 7 yıl önce 16 yaşında iken BDP aracılığıyla kandırılıp PKK'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A. (23) Kilis Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 40 gün süren çabası sonucu ikna edilerek Tel Rıfat-Azez-Kilis hattındaki operasyonla teslim oldu. O operasyonun detayları ve M.A.'nın ifadesine SABAH ulaştı. Teslim olan kızın anlattıkları, örgütte yaşanan işkence, tecavüz ve infazı bir kez daha gözler önüne serdi.


5 SAAT YÜRÜYÜP TESLİM OLDU
Tesilm olan bir başka teröristin ifadesi ile Cizre'deki köyünden kandırılarak BDP aracılığıyla örgüte teslim edildiği bilgisine ulaşan güvenlik birimleri Zozan kod adlı M.A. ile tespit ettiği telefonla irtibata geçti. Genç kızın uzun konuşmalar sonrası ikna olmasının ardından, Kilis polisi harekete geçti. Tel Rıfat'taki örgüt karargâhından çıkmayı başaran Zozan , Azez sınırına kadar 25 km'lik yolu yürümeye başladı. Kilis polisi Zozan'ı cep telefonu sinyali ile dijital harita üzerinde takip edip yönlendirme yaptı. 5 saat süren yürüyüş sonunda ulaştığı Azez sınırında kendisini bekleyen polis ikna ekibi ile buluştu. M.A. ifadesinde örgütte uğradığı tecavüzü ve şahit olduğu işkence-infaz ve tecavüzleri anlattı:



DURAN KALKAN TECAVÜZ ETTİ
PKK kampına getirildiğimi anlayıp itiraz edip dönmek istediğimde 'Buradan artık cesedin çıkar' dediler ve ilk dayağı orada yedim. Gara bölgesine götürüldük. Benim gibi 15-16 yaşında olan 40 kız vardı. Duran Kalkan'ın katıldığı törenle örgüt kimliklerimizi verdiler. Duran Kalkan her kimliğini verdiği kişiyi iki eliyle kucaklayıp sonra kafasını tutup yüzlerini öpüyordu. Sıra bana gelince beni öpmesine elimle müdahale ettim. 'Botanın asi kızı seni özel birliğime alacağım' deyip orada bulunan sözde sorumluya 'Şervan komutan bu savaşçı benle gelecek' diye emir verdi. Duran Kalkan beni sığınağa götürdü. Orada ağzımı eşarpla bağlayıp bana tecavüz etti.



HEPSİ TECAVÜZE UĞRADI
Kendi ve çevre köyümüzden olup ilk ve ortaokuldan tanıdığım kendi yaşımdaki 32 tane arkadaşı orada gördüm. Hepsi de Şırnak ve Cizre BDP binasından getirilmişti. Hepsi de benim gibi tecavüze uğramış. Dağdakiler, polisin, askerin bana nasıl davrandığını, kumanyalarını paylaştığını, yıllardır hasret kaldığım sütlü kahve içirdiğini görseler hepsi dağı bırakıp gelir. Orada bulunduğum her gün için şimdi kendime daha da fazla lanet ediyorum. Keşke sizi 40 gün boyunca uğraştırmadan ilk telefonunuzda kaçıp gelseydim.



HDP'NİN YAPTIĞI HAİNLİKTİR
HDP'nin benim gibi gençleri kandırdığını, gerçek yüzünü sakladığını, fakir insanların çocuklarını kullandıklarına şahit oldum. Bence bu Kürt gençlerine yapılan bir hainliktir. Örgüt içerisinde 13, 14, 15 yaşlarında çocuklar var. Mardin'den bir anne oğlunu almaya geldi, saçlarından tutup sürüklediklerini gördüm.



KANDİL'DE ÇOCUKLAR ÇARESİZ KALIYOR
Hem Kandil'de hem de Suriye'de yaşayan terör örgütünün lider kadrolarının yanında onlarca çocuk yaşta kızlar var. Bunlar da cinsel istismar ve tecavüze maruz kalıyorlar. Bu kızlar üst düzey yöneticilerden korktukları için hiçbir şey yapamıyorlar, öldürüleceklerini bildikleri için sessiz kalıyorlar.



ANNELERE HERKES DESTEK VERMELİ
Annelerin HDP binası önündeki eylemlerini destekliyorum, çocuğu giden herkesin gelip destek vermesi ve katılması gerekir. Örgüt bataklık, girince çıkamıyorsun. Kandil'de birçok infaza şahit oldum. 2 yıl önce örgütten kaçan ya da kaçarken yakalanan 13-14 kişinin infaz edilmesine şahit oldum. 14-16 yaşlarındaki kız çocuklarının yemeklerine ve içeceklerine uyuşturucu koyularak bağımlı hale getiriliyor. Kandil'de bulunan örgüt yöneticileri cinsel vampirler. 7 yılda hiçbir tecavüzcünün cezalandırıldığını görmedim. Ama tecavüze uğrayan ve infaz edilen 8 ayrı kadına şahit oldum.

PKK'nın iğrenç yüzünü itiraf etti: Arkadaşlarım tecavüze uğradıPKK'nın iğrenç yüzünü itiraf etti: Arkadaşlarım tecavüze uğradı

'ta 7 yıl önce 16 yaşında iken  aracılığıyla kandırılıp 'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A.  Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 40 gün süren çabası sonucu ikna edilerek teslim oldu. Teslim olan kızın anlattıkları, örgütte yaşanan işkence, tecavüz ve infazı bir kez daha gözler önüne serdi.

PKK'nın iğrenç yüzünü itiraf etti: Arkadaşlarım tecavüze uğradı

'ta bundan 7 yıl önce 16 yaşında iken  aracılığıyla kandırılıp 'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A. (23)  Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 40 gün süren çabası sonucu ikna edilerek Tel Rıfat-Azez-Kilis hattındaki operasyonla teslim oldu. O operasyonun detayları ve M.A.'nın ifadesine SABAH ulaştı. Teslim olan kızın anlattıkları, örgütte yaşanan işkence, tecavüz ve infazı bir kez daha gözler önüne serdi.


5 SAAT YÜRÜYÜP TESLİM OLDU


DURAN KALKAN TECAVÜZ ETTİ


HEPSİ TECAVÜZE UĞRADI
Kendi ve çevre köyümüzden olup ilk ve ortaokuldan tanıdığım kendi yaşımdaki 32 tane arkadaşı orada gördüm. Hepsi de Şırnak ve Cizre BDP binasından getirilmişti. Hepsi de benim gibi tecavüze uğramış. Dağdakiler, polisin, askerin bana nasıl davrandığını, kumanyalarını paylaştığını, yıllardır hasret kaldığım sütlü kahve içirdiğini görseler hepsi dağı bırakıp gelir. Orada bulunduğum her gün için şimdi kendime daha da fazla lanet ediyorum. Keşke sizi 40 gün boyunca uğraştırmadan ilk telefonunuzda kaçıp gelseydim.


HDP'NİN YAPTIĞI HAİNLİKTİR
'nin benim gibi gençleri kandırdığını, gerçek yüzünü sakladığını, fakir insanların çocuklarını kullandıklarına şahit oldum. Bence bu Kürt gençlerine yapılan bir hainliktir. Örgüt içerisinde 13, 14, 15 yaşlarında çocuklar var. 'den bir anne oğlunu almaya geldi, saçlarından tutup sürüklediklerini gördüm.


KANDİL'DE ÇOCUKLAR ÇARESİZ KALIYOR
Hem Kandil'de hem de 'de yaşayan terör örgütünün lider kadrolarının yanında onlarca çocuk yaşta kızlar var. Bunlar da cinsel istismar ve tecavüze maruz kalıyorlar. Bu kızlar üst düzey yöneticilerden korktukları için hiçbir şey yapamıyorlar, öldürüleceklerini bildikleri için sessiz kalıyorlar.


ANNELERE HERKES DESTEK VERMELİ
Annelerin HDP binası önündeki eylemlerini destekliyorum, çocuğu giden herkesin gelip destek vermesi ve katılması gerekir. Örgüt bataklık, girince çıkamıyorsun. Kandil'de birçok infaza şahit oldum. 2 yıl önce örgütten kaçan ya da kaçarken yakalanan 13-14 kişinin infaz edilmesine şahit oldum. 14-16 yaşlarındaki kız çocuklarının yemeklerine ve içeceklerine uyuşturucu koyularak bağımlı hale getiriliyor. Kandil'de bulunan örgüt yöneticileri cinsel vampirler. 7 yılda hiçbir tecavüzcünün cezalandırıldığını görmedim. Ama tecavüze uğrayan ve infaz edilen 8 ayrı kadına şahit oldum.

Teslim olan teröristten HDP itirafı!

Teslim olan teröristten HDP itirafı!

Şırnak'ta bundan 7 yıl önce 16 yaşında iken BDP aracılığıyla kandırılıp PKK'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A., "HDP'nin benim gibi gençleri kandırdığını, gerçek yüzünü sakladığını, fakir insanların çocuklarını kullandıklarına şahit oldum. HDP'nin yaptığı hainliktir" dedi.

Teslim olan teröristten HDP itirafı!

Şırnak'ta bundan 7 yıl önce 16 yaşında iken BDP aracılığıyla kandırılıp PKK'ya teslim edilen Zozan kod adlı M.A., "HDP'nin benim gibi gençleri kandırdığını, gerçek yüzünü sakladığını, fakir insanların çocuklarını kullandıklarına şahit oldum. HDP’nin yaptığı hainliktir" dedi

Büyük ihaneti HDP yapıyorBüyük ihaneti  yapıyor

Zozan kod adlı M.A. ikna edilince, 5 saat yürüyerek teslim oldu: Beni örgüte BDP teslim etti. Dönmek istedim, ‘ölürsün’ dediler. Birçok defa tecavüze uğradım. ’nin yaptığı hainliktir.KAYNAK: SABAH

Son dakika: Türk 'ları dünyanın gündeminde! Sıraya girdiler

 Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, Ukrayna’nın ’den 5 adet Silahlı  () satın almaya hazırlandığını açıkladı.

Giriş Tarihi: 26.11.2020  21:25 Son Güncelleme: 26.11.2020  21:40

Son dakika: Türk SİHA'ları dünyanın gündeminde! Sıraya girdiler

Ukrayna medyasında yer alan habere göre, Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, Ukrayna ordusunun ihtiyaçları için önümüzdeki sene 5 adet Bayraktar Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) satın alınmasının kararlaştırıldığını söyledi.

Homçak, Türk SİHA'larının farklı taktik ve teknik özelliklere sahip olduğunu belirtti.

Ukrayna devlet silah ticaret şirketi Ukrspetseskport Genel Müdürü Vadim Nostril, Türk yapımı Bayraktar TB2 Silahlı İnsansız Hava Araçlarından (SİHA) 48 adet satın almayı planladıklarını açıklamıştı.

Bursada Bugün - Bursa bursa haber bursa haberi bursa haberleri BursaUkrayna'dan flaş karar: 5 Bayraktar İHA satın alacaklar

Son dakika haberleri...  Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, gelecek sene 5 Bayraktar İHA satın alacaklarını belirtti.

Ukrayna'dan flaş karar: 5 Bayraktar İHA satın alacaklar

Armiya inform sitesinin haberine göre, Homçak, ordunun ihtiyaçları kapsamında 2021'de 5 yeni Bayraktar İHA satın alınmasına karar verildiğini ifade etti.

Ukrayna, Türkiye'den 2019'da 6 Bayraktar TB2 İHA ve 3 yer kontrol istasyonu satın almıştı.

KAZAKİSTAN'DAN KRİTİK ZİYARET! İHA/SİHA İÇİN GELDİLER

Suriye, Libya ve son olarak Dağlık Karabağ sahasında tarihi başarılara imza atan Türk SİHA'larına birçok ülke ilgi gösteriyor. Milli Savunma Bakanlığı, Kazakistan'dan bir heyetin İHA tesislerini incelemek için 3 günlük ziyarette bulunduğunu açıkladı.

Dağlık Karabağ'da savaşın dengesini değiştiren Türk SİHA'ları birçok ülke satın almak istiyor.

Dünya Türk SİHA'larını konuşuyor! Almak için sıraya girdiler

Gelen son dakika haberine göre; Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, Kiev Yönetimi'nin Türkiye'den SİHA almaya hazırlandığını duyurdu.

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, Kiev Yönetimi'nin Türkiye'den beş adet silahlı insansız hava aracı (SİHA) satın almaya hazırlandığını açıkladı.Ukrayna medyasında yer alan habere göre; Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, ordunun ihtiyaçları için gelecek yıl beş adet Bayraktar silahlı insansız hava aracı (SİHA) satın alınmasının kararlaştırıldığını söyledi.Homçak, Türk SİHAla'rının farklı taktik ve teknik özelliklere sahip olduğunu belirtti.Ukrayna devletine ait silah ticaret şirketi Ukrspetseskport Genel Müdürü Vadim Nostril, Türk yapımı Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçlarından (SİHA) 48 adet satın almayı planladıklarını açıklamıştı.Türk SİHA'ları Dağlık Karabağ'da Ermenistan'ın Azerbaycan güçleri karşısında hezimete uğramasında önemli bir rol üstlenmişti.Bayraktar TB2, teknik özellikleri ve katıldığı operasyonlarda kendi sınıfında dünyanın en iyisi olarak gösteriliyor.​​​​​​​2014 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) envanterine giren Bayraktar TB2 SİHA’lar TSK’nın yanı sıra Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT tarafından yurt içi ve yurt dışında terörle mücadelede etkin olarak kullanılıyor.​​​​​​​DÜNYA KONUŞUYORDÜNYA KONUŞUYOR 

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün Türkiye'de Van ve Adana'dan sonra yaklaşık 1 yıl önce Erzurum'da konuşlandırdığı İHA ve SİHA üssü, başta terörle mücadele olmak üzere narkotik, kaçakçılık ve trafik uygulamalarında da önemli hale geldi.​​​​​​​Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir tarafında kullanılan hava araçlarının iniş ve kalkış yapacağı Erzurum'daki üs aktif hale getirildi.

10Özellikle terörle mücadelede önemli olan Bayraktar TB2 İHA ve SİHA'lar kısa sürede güvenlik güçlerinin gökyüzündeki gözleri oldu. İnsansız hava araçları ve silahlı insansız hava araçları, bölgeye Erzurum semalarından gönderiliyor.​​​​​​​Yeni savaş stratejisi oluşturan İHA ve SİHA'lar, Suriye, Irak'ın kuzeyi, Libya ve son olarak da Dağlık Karabağ’da kullanılarak, Türkiye’nin bu alanda üstünlüğünü bir kez daha ortaya koydu.​​​​​​​Sınır ötesi ve yurt genelindeki iç güvenlik operasyonlarında kullanılan İHA ve SİHA’lar, belirlenen terör hedeflerini tam isabetle vurmasıyla hava gücü olarak önemli katkı sunuyor.​​​​​​​Türkiye’de 2016’dan itibaren kullanılmaya başlanan ve o tarihten itibaren düzenlenen operasyonlarda binlerce terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirilmesinde etkili olan hava araçları ile önemli başarılar elde ediliyor.​​​​​​​Türk yapımı silahlı insansız hava araçları, tüm ülkelerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Azerbaycan'ın cephedeki başarısının önemli etkenlerinden biri olarak gösterilen Türk SİHA'larını, İspanya'nın önde gelen gazetelerinden El Pais manşetine taşıdı.​​​​​​​Haberde Türk SİHA’larının, diğer insansız hava araçlarına göre maliyet ve etki açısından daha iyi olduğu belirten El Pais, “Yok ettikleri hedefleri kayıt altına alabildikleri için aynı zamanda güçlü bir propaganda silahına dönüşüyorlar. Düşmanın moralini bozmada çok etkililer” ifadelerini kullandı.​​​​​​​Türk üretimi İHA ve SİHA’lar için “Savaş alanındaki etkinliklerinin yanı sıra, yok ettikleri hedefleri kayıt altına alabildikleri için güçlü bir propaganda silahı olarak ortaya çıktılar.​​​​​​​Ermeniler zayiatlarla ilgili grafikler yayınladılar, ancak görüntü göstermediler. Bunun yerine Azerbaycan Savunma Bakanlığı, insansız hava araçlarının Ermeni hedeflerini yok ettiği videoları, yadsınamaz bir üstünlük izlenimi veren son derece fotojenik görüntüler yayınladı.​​​​​​​Gazete haberinde, "Düşmanın moralini bozmada çok etkililer" ifadeleriyle okuyucularına atardı.​​​​​​​ALMANLAR DA ÖVDÜALMANLAR DA ÖVDÜ

Son dakika haberine göre, Almanya'da yayın yapan Tagesschau isimli haber sitesinde yayınlanan ve dünya genelinde SİHA'ların etkisinin anlatıldığı haberde Türk SİHA'ları hakkında önemli açıklamalara yer verildi.

20Analizde Türkiye'nin insansız hava araçlarını diğer silahlar ve askeri teçhizatlarla çok iyi bir koordine şekilde kullandığını belirtildi.​​​​​​​Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan gerilimde Türkiye'nin Azerbaycan'a verdiği SİHA'ların Azerbaycan'ın zaferinde büyük bir katkı sağladığı ifade edilirken, analizde "SİHA'ların etkinliğini arttırması ile birlikte Ermeni kuvvetlerinin siperlere gömüldü" ifadeleri kullanıldı.​​​​​​​Ahaber'in aktardığı habere göre, Azerbaycan'ın çatışmalara ilişkin yayınladığı videolarda SİHA'ların etkisinin çok açık şekilde görüldüğünü ve SİHA'ları 185 Ermeni tankını hedef aldığı da analizde yer aldı.​​​​​​​Analizde ayrıca Türkiye'nin ürettiği SİHA'lar sayesinde savaşların gidişatına yön verdiği ve askeri uzmanlara göre Avrupalı devletlerin henüz bu duruma hazır olmadığı da belirtildi.​​​​​​​Türkiye'nin SİHA'lar noktasında çok sayıda Avrupa ülkesinin önünde yer aldığı da ifade edildi.​​​​​​​Avrupa ülkelerinin SİHA konusunda çalışmaları gerektiği ifade edilirken, şu anki şartlarda Avrupa ülkelerinin sahip olduğu hiçbir hava savunma sisteminin Türk SİHA'ları ile baş edemeyeceği de belirtildi.​​​​​​​Bu arada Libya, Suriye ve Karabağ’da büyük başarılara imza atan Türk SİHA’ları ile ilgili Yunan medyasında yayımlanan haberlerde, Azerbaycan ordusunun Ermenistan’a karşı kullandığı Türk SİHA’larının Karabağ’daki rolünün önemine dikkat çekildi.​​​​​​​Ülkede ses getiren haberde, Yunan hükümetinin bu gelişmeyi dikkate alması gerektiği kaydedildi. Türkiye’nin İHA konusunda kendi teknolojisini oluşturduğu ve kullanımını yaygınlaştırdığı belirtilen haberlerde, Yunanistan’ın ise gelişmeleri sadece izlediği, Türk SİHA’larının Ege’de Yunan Hava Kuvvetleri’ni zorlayacağı yazıldı.​​​​​​​Türkiye’nin Ege’de İHA’ları aktif bir şekilde kullandığını ifade eden Yunan medyası, Yunan Hava Kuvvetleri’nin Türk SİHA’ları karşısında F-16’ları havalandırmak zorunda kaldığına, bunun da pahalıya mal olduğuna dikkati çekti. Öte yandan Rusya'nın önde gelen gazetelerinden Vedomosti, "Karabağ Savaşı" üzerine bir analize yer verdi.

Son dakika... Türk SİHAsı için sıraya girdiler

Dünya Türk SİHA'larını konuşuyor! Almak için sıraya girdilerÇatışmanın Ermenistan'ın mağlubiyetiyle sonlandığı vurgulandı. Türkiye hakkında övgü dolu ifadeler kullanıldı. Gazetede Türk SİHA'larına vurgu yapıldı. "Bayraktar TB2" insansız hava araçlarının, Suriye ve Libya'nın ardından Karabağ'da da başarılı sonuçlara imza attığı belirtildi.

Son dakika haberi... Avrupa Türk 'larını tartışıyor: Baş edemeyiz!

Giriş Tarihi: 22.11.2020  10:53 

Son dakika haberi: Avrupa'da Türk 'ları tartışılıyor.  ve Fransız medyasının ardından Alman medyası da 'nin dünyaya nam salan İHA ve SİHA'larıyla ilgili analizler yayınlamaya başladı. Gündeme alınan İHA'larımızdan övgü ile bahsedilen haberlerde "Türk SİHA'larından kaçmak için 7 saniyeniz var. Avrupa'nın hava savunma sistemleri bununla baş edemez" denildi. İşte çarpıcı bilgilerin ve analizlerin yer aldığı Alman medyasındaki SİHA değerlendirmeleri ve son dakika haberinin ayrıntıları.

Son dakika haberi... Avrupa Türk SİHA'larını tartışıyor: Baş edemeyiz!

Son dakika haberi... Avrupa Basınında Türk İHA ve SİHA'ları tartışılmaya devam ediyor. İngiltere ve Fransa'nın ardından şimdi de Alman medyası konuyu masaya yatırdı ve çok önemli son dakika tespitleriyle yerli ve milli insansız hava araçlarımızdan hem övgü hem de gıpta ile bahstetti. Alman Tagesschau'da yayınlanan analizde çarpıcı ifadelere yer verilirken "Türk SİHA'larıyla baş edemeyiz" denildi. İşte Alman medyasının gündemi olan İHA ve SİHA'larımız ve Avrupa medyasında onlar hakkında söylenenler...

AZERBAYCAN'IN ZAFERİNDE BÜYÜK KATKISI VAR

Son olarak işgalci Ermenistan'dan gasbettiği topraklar geri alınırken Azerbaycan cephesindeki üstün başarısıyla dikkat çeken Türk yapımı silahlı insansız hava araçları (SİHA) dünya basınında yer almayı sürdürüyor. Bilindiği gibi Azerbaycan Türkiye'den satın aldığı İHA ve SİHA'larla gerçekleştirdiği operasyonlar sayesinde hem ordudaki can kaybını minimuma indirmiş hem de çok başarılı operasyonlarla işgalci Ermeni ordusunda dakika dakika kaçınılmaz sonu yaşatmıştı.

SON DAKİKA HABERİ ALMAN MEDYASI "TÜRKLERİN SİHA'LARIYLA BAŞ EDEMEYİZ" DİYOR

Son olarak Almanya'da yayın yapan Tagesschau isimli haber sitesi, Türk SİHA'larından övgüyle bahsetti. Dünya genelinde SİHA'ların etkisi anlatılan haberde Türk SİHA'ları için dikkat çekici ifadelere yer verildi. Haberde Avrupa'daki hiçbir hava savunma sisteminin Türk sihalarına karşı koyamayacağına yer verildi ve tespitler şöyle devam etti;

"KAÇMAK İÇİN 7 SANİYENİZ VAR"

Alman Tagesschau'da yer alan son dakika haberine "Drone'lar iş başında. Savaş esnasında kaçmak için 7 saniyeniz var" başlığı atıldı. Türkiye'nin insansız hava araçlarını diğer askeri teçhizatlarla çok koordine bir şekilde kullandığı vurgulandı. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki gerilimde, Türkiye'nin verdiği SİHA'ların Azerbaycan'ın zaferine büyük bir katkı sağladığı aktarıldı.

"ERMENİLERİ HEM SAHADA HEM DE PSİKOLOJİK OLARAK YIKTI"

Haberde, "SİHA'ların etkinliğinin artırılması Ermeni kuvvetleri üzerinde yıkıcı ve moral bozucu bir etki yaptı" ifadeleri yer aldı. Askeri uzmanların, "Avrupalı devletlerin Türkiye'nin gerisinde olduğuna" ilişkin değerlendirmelerine yer verilen son dakika tespitlerinde 'şu anda Avrupa ülkelerinin sahip olduğu hiçbir hava savunma sisteminin Türk SİHA'ları ile baş edemeyeceği' yazıldı.

Türk SİHA'ları Alman basınında:

Konuyla ilgili Avrupa ülkelerinde birçok TV programları da Azerbaycan özeli ve savunma sanayii konulu birçok tartışmada Türkiye'nin yerli İHA ve SİHA'larını masaya yatırmıştı.

İHA VE SİHALAR HER GEÇEN GÜN GÜÇLENİYOR

Türkiye'nin geliştirdiği silahlı insansız hava araçlarında başarıyla görev yapan, ihracat başarısı da yakalayan mini akıllı mühimmat ailesi, gelecek dönemde genişleyip yeni kabiliyetler kazanacak, farklı platformlarda da kullanılabilecek.

ROKETSAN İHA VE SİHALARI DONATACAK

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci Türkiye'nin SİHA Geliştirme Programı kapsamındaki çalışmalarının ne kadar önemli ve doğru bir karar olduğunun bugün net olarak görüldüğünü belirtti.

Özellikle Bayraktar TB2 tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) kazandırılan imkan ve kabiliyetin son zamanlardaki çatışmalarda çok ciddi avantaj sağladığına işaret eden İkinci yaptığı son dakika açıklamalarında "Bu işe emek veren herkese teşekkür etmek ve minnet duymak gerekiyor. Türkiye açısından operasyonun anlamını çok ciddi bir oyun değiştirici olarak etkiledi ve operasyonların seyrini Türkiye'nin lehine çeviren bir gelişme oldu." ifadelerine yer verdi.

ÜSTÜN KABİLİYET

Türkiye'nin Bayraktar TB2 başta olmak üzere birçok insansız hava aracı (İHA) platformunu aktif biçimde kullandığını hatırlatan İkinci, "İHA'lardaki temel silahımız, mini akıllı mühimmat (MAM) ailesi diyebileceğimiz MAM-L ve MAM-C. Bunlar aktif olarak sahada kullanılıyor, kabiliyet ve vuruş gücü olarak çok ciddi avantaj sağlıyor." diye konuştu.

İkinci, sahadan alınan geri bildirimler ve elde edilen bilgilerle bu konuda çok ciddi iyileştirmeler yapıldığına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

"Geldiğimiz nokta itibarıyla MAM ailesi dünyadaki muadillerinden çok daha önde. Savaş seyrini değiştiren ve vuruş üstünlüğü sağlayan bir mühimmat olarak gündemimize girdi. Özellikle operasyonel olarak kanıtlanmış bir mühimmat olması ve etkinliğinin çok üst düzeyde bulunması TSK açısından çok ciddi avantaj ancak bu konudaki çalışmalarımıza devam ediyoruz. Özellikle MAM-L ve MAM-C'nin ikinci, daha gelişmiş versiyonlarının şu anda çalışmaları devam ediyor

Bununla beraber bu aileyi genişletmek de istiyoruz. Yakın zamanda Akıncı, Aksungur gibi platformlarımız TSK tarafından kullanılacak. Bu platformların kabiliyetleri çok daha yüksek" dedi.

DIŞARIDAN CİDDİ TALEP VAR

Murat İkinci, özellikle uluslararası platformda Türkiye'nin SİHA'lar konusundaki başarısına paralel olarak bu ürünlere çok ciddi talep olduğunu söyledi.

İkinci ayrıca konuşmasında şu son dakika bilgilerini verdi:

"Ukrayna, Azerbaycan gibi ülkelere satışını gerçekleştirdiğimiz ürünlerimiz var. Son zamanlardaki videolarda da görüyoruz, Azerbaycan'daki kullanımıyla kardeşlerimiz için de çok ciddi avantajlar sağlıyor, hedeflere çok ciddi zayiatlar verdirebilen bir sistem, halen de kullanılıyor."

Özellikle savaş alanında İHA ve SİHA'ların aktif kullanımının artırılmasıyla bu çözümlere olan talep ve ihtiyacın çok üst seviyeye çıktığını vurgulayan İkinci, "Bu talebin giderek artacağını değerlendiriyoruz" dedi.

Yunan Spiker'in TÜRK SİLAHLARINA Tepkisi // (altyazılı) - YouTube

Türk 'ları Alman basınında: "Bununla baş edemeyiz"

Son olarak ’ın alçak saldırılarına karşı ’a yapılan yardımda kullanılan ’lar Avrupa’nın gözünü korkuttu.  ve Fransız medyasının ardından Alman medyası da 'nin dünyaya nam salan İHA ve SİHA'larıyla ilgili analizler yayınlamaya başladı. Alman medyasında manşetlere taşınan haberlerde "Türk SİHA'larından kaçmak için 7 saniyeniz var. Avrupa'nın hava savunma sistemleri bununla baş edemez" denildi.

Avrupa Basınında Türk İHA ve SİHA'ları tartışılmaya devam ediyor. İngiltere ve Fransa'nın ardından şimdi de Alman medyası konuyu masaya yatırdı ve çok önemli son dakika tespitleriyle yerli ve milli insansız hava araçlarımızdan hem övgü hem de gıpta ile bahstetti. Alman Tagesschau'da yayınlanan analizde çarpıcı ifadelere yer verilirken "Türk SİHA'larıyla baş edemeyiz" denildi. İşte Alman medyasının gündemi olan İHA ve SİHA'larımız ve Avrupa medyasında onlar hakkında söylenenler...

AZERBAYCAN'IN ZAFERİNDE BÜYÜK KATKISI VAR
Son olarak işgalci Ermenistan'dan gasbettiği topraklar geri alınırken Azerbaycan cephesindeki üstün başarısıyla dikkat çeken Türk yapımı silahlı insansız hava araçları (SİHA) dünya basınında yer almayı sürdürüyor. Bilindiği gibi Azerbaycan Türkiye'den satın aldığı İHA ve SİHA'larla gerçekleştirdiği operasyonlar sayesinde hem ordudaki can kaybını minimuma indirmiş hem de çok başarılı operasyonlarla işgalci Ermeni ordusunda dakika dakika kaçınılmaz sonu yaşatmıştı.

ALMAN MEDYASI "TÜRKLERİN SİHA'LARIYLA BAŞ EDEMEYİZ" DİYOR
Almanya'da yayın yapan Tagesschau isimli haber sitesi, Türk SİHA'larından övgüyle bahsetti. Dünya genelinde SİHA'ların etkisi anlatılan haberde Türk SİHA'ları için dikkat çekici ifadelere yer verildi. Haberde Avrupa'daki hiçbir hava savunma sisteminin Türk sihalarına karşı koyamayacağına yer verildi ve tespitler şöyle devam etti;

"KAÇMAK İÇİN 7 SANİYENİZ VAR"
Alman Tagesschau'da yer alan son dakika haberine "Drone'lar iş başında. Savaş esnasında kaçmak için 7 saniyeniz var" başlığı atıldı. Türkiye'nin insansız hava araçlarını diğer askeri teçhizatlarla çok koordine bir şekilde kullandığı vurgulandı. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki gerilimde, Türkiye'nin verdiği SİHA'ların Azerbaycan'ın zaferine büyük bir katkı sağladığı aktarıldı.

"ERMENİLERİ HEM SAHADA HEM DE PSİKOLOJİK OLARAK YIKTI"
Haberde, "SİHA'ların etkinliğinin artırılması Ermeni kuvvetleri üzerinde yıkıcı ve moral bozucu bir etki yaptı" ifadeleri yer aldı. Askeri uzmanların, "Avrupalı devletlerin Türkiye'nin gerisinde olduğuna" ilişkin değerlendirmelerine yer verilen son dakika tespitlerinde 'şu anda Avrupa ülkelerinin sahip olduğu hiçbir hava savunma sisteminin Türk SİHA'ları ile baş edemeyeceği' yazıldı.

Bu haber 960309 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
SON DAKİKA: Kod adı: Silici... Cumhuriyet tarihinin en büyük vergi kaçakçılığı operasyonu!
SON DAKİKA: Kod adı: Silici... Cumhuriyet tarihinin en büyük...
Son dakika haberler: Gizli tanık anlattı: Kandil emretti Selahattin Demirtaş sokak çağrısı yaptı.
Son dakika haberler: Gizli tanık anlattı: Kandil emretti Selahattin...