Süveyş krizi sonrası dikkat çeken öneri! Yeni bir kanal...

Süveyş krizi sonrası dikkat çeken öneri! Yeni bir kanal açılabilir…

Geçtiğimiz haftalarda dünyanın en büyük konteyner gemilerinden biri olan Ever Given'ın, Süveyş Kanalı'nda çapraz bir şekilde karaya oturması, dünya gündemine bomba gibi düşmüştü. Günler boyunca yerinden oynatılamayan konteyner gemisi, dünya ticaret yolunu da trafiğe kapatmış, küresel ölçekte yaşanan ticari zarar dudak uçuklatmıştı. Kanalın yeniden trafiğe açılması, kirizi çözmüş gibi görülse de ortaya atılan bomba iddia, bölgedeki ticari dengelerin kökten değişebileceğinin sinyalini verdi.

01 Nisan 2021 - 13:07 - Güncelleme: 01 Nisan 2021 - 13:55

Süveyş krizi sonrası dikkat çeken öneri! Yeni bir kanal açılabilir…

Giriş Tarihi: 1.4.2021  12:30 Son Güncelleme: 1.4.2021  12:31

Geçtiğimiz haftalarda dünyanın en büyük konteyner gemilerinden biri olan Ever Given'ın, 'nda çapraz bir şekilde karaya oturması, dünya gündemine bomba gibi düşmüştü. Günler boyunca yerinden oynatılamayan konteyner gemisi, dünya ticaret yolunu da trafiğe kapatmış, küresel ölçekte yaşanan ticari zarar dudak uçuklatmıştı. Kanalın yeniden trafiğe açılması, kirizi çözmüş gibi görülse de ortaya atılan bomba iddia, bölgedeki ticari dengelerin kökten değişebileceğinin sinyalini verdi.

Süveyş krizi sonrası dikkat çeken öneri! Yeni bir kanal açılabilir…

Tayvanlı Evergreen şirketine ait Ever Given isimli gemi, geçtiğimiz haftalarda karaya oturarak Süveyş Kanalı'nda gemi trafiğinin tıkanmasına yol açmıştı. Yüzlerce ticari geminin geçişine engel olan ve deniz trafiğini ulaşıma tamamen kapatması nedeniyle küresel ticari piyasalarda ciddi zararların kaleme alınmasına neden olan Süveyş krizi sonrası ortaya atılan bir iddia, dünya gündemine bomba gibi düştü.

Süveyş krizi sonrası dikkat çeken öneri! Yeni bir kanal açılabilir…

İSRAİL-MISIR SINIRINDA YENİ KANAL

İngiliz The Guardian'da yer alan haberlere göre Birleşmiş Milletler, Ever Given'ın Süveyş Kanalı'nı kapamasının ardından bölgede ikinci bir kanal açılmasına yönelik bir girişimde bulundu. Ticaret yolunun alternatifi olmaması nedeniyle piyasaları alarma geçiren kazadan sonra harekete geçen BM yetkilileri, İsrail-Mısır sınırında bulunan Akabe Körfezi'nde ikinci bir kanal açmak için inceleme çalışmalarına başladı.

The Guardian, İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nda çalışan ismi açıklanmayan bir yetkiliyi kaynak gösterdiği haberinde İngiliz hükümetinin, BM Ticaret Yolları Komisyonu tarafından yürütülen "2'nci kanal" çalışmalardan haberdar olduğunu aktardı.

Süveyş krizi sonrası dikkat çeken öneri!DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GELMİŞTİ

The Guardian, İngiliz hükümetinin bu projede rol oynamaya hazır olduğunu belirttiği haberinde "İngiltere'nin bu konuda uzmanlığı var ve Kuzey İrlanda için hazırlanan taslak planları işe yarayabilir" ifadelerini kullandı.

Habere göre bu proje, daha önce de gündeme gelmişti. BM adına bu konuda araştırma çalışmaları yapan OFP Lariol adlı uluslararası tünel açma şirketi, Süveyş'e alternatif yeni bir kanalın beş yıl içinde kazılabileceğini açıklamıştı.

Süveyş Kanalı haftalarca kapalı kalabilir - Son Dakika Ekonomi HaberleriFİRAVUNLAR KANALI

Daha önce bu araştırma çalışmasının başında olan Iver Shovel'ın konuya dair görüşlerini paylaşan Guardian, Shovel'ın "Süveyş Kanalı'nda kazı çalışmalarının başladığı 1850'lerden bu yana teknoloji önemli ölçüde değişti. Yeni kanalla ilgili sorun, buraya su verilmesiyle Akdeniz'deki su seviyelerinin hafif şekilde düşmesi, daha geniş ve uzun sahillerin ortaya çıkması olasılığı" ifadelerine yer verdi.

Gazeteye göre BM'nin bir diğer planı, Kızıl Deniz'i Nil Nehri'yle buluşturan ve antik çağlarda kullanılan Firavunlar Kanalı'nı yeniden canlandırmak.

Firavunlar Kanalı, Pers İmparatoru 1. Darius döneminde açılmış, kanal 769 yılında kapanmıştı

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Giriş Tarihi: 01.04.2021  12:52 Güncelleme Tarihi: 01.04.2021 12:52

Son dakika haberi... Süveyş Kanalı'nda yaşanan krizden dolayı oluşan zarardan kim sorumlu? Deniz ticaret hukuku bu konuda ne diyor? Günlük 10 milyar dolar zararı kim karşılayacak? Krizden dolayı oluşan zarardan kim sorumlu? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Mısır mı? Sigorta şirketleri mi? Kaza yapan geminin şirketi mi? Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selami Kuran, A Haber canlı yayınında detayları anlattı.

BU ALBÜMÜ PAYLAŞ

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

400 metre uzunluğundaki yük gemisi 24 Mart'ta kanal yolunda yakalandığı kum fırtınası sonrası rotadan çıkıp, kıyıya çarparak kanalda sıkışıp kalmıştı. Gemilerin geçişi engellenmişti.

GALERİ DEVAM EDİYOR
Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Karaya oturan devasa geminin krize neden olduğu Süveyş Kanalı'nda ticari gemilerin geçişi başladı. Süveyş kanalı idaresi, kaza nedeniyle bekleyen 422 gemiden 113'ünün kanaldan sorunsuz şekilde geçiş yaptığını açıkladı.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Peki milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Süveyş Kanalı'nda yaşanan krizden dolayı oluşan zarardan kim sorumlu? Deniz ticaret hukuku bu konuda ne diyor? Günlük 10 milyar dolar zararı kim karşılayacak? Mısır mı? Sigorta şirketleri mi? Kaza yapan geminin şirketi mi? Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selami Kuran, A Haber canlı yayınında detayları anlattı.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

KÜRESEL TİCARETİN YÜZDE 12'Sİ

Süveyş Kanalı'nın önemi küresel ticaretin yüzde 12'sine ev sahipliği yapması, dünyanın en önemli su yollarından biri olması nedeniyle özellikle dev konteyner gemisinin sebep verdiği kaza nedeniyle deniz trafiğinde 6-7 güne varan büyük bir sorun yaşandı. Oradaki bekleyen gemilerin bekleyen yük gemilerinin zararının kimden tazmin edileceği hususu önemli bir hukuki bir mesele olarak karşımıza çıkıyor.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

SİGORTA ŞİRKETLERİ SİGORTALARLAR AMA...

Uluslararası su yollarında seyir halinde olan gemilerin hem kendileri hem gemiler hem de taşıdıkları yük genellikle sigorta şirketleri tarafından sigortalanmıştır. Yani merkezi İngiltere ve Almanya'da olan dev sigorta şirketleri uluslararası su yollarında seyir halinde olan gemileri sigortalarlar. Tabii bu sigorta bedeli de gemi sahipleri tarafından ödenir. Ama önemli husus şu Süveyş Kanalı'nın özel bir durumu var o da Süveyş Kanalı politikasında Süveyş Kanalı idaresi politikasında kanalda meydana gelen herhangi bir kaza veya arıza nedeniyle Mısır Süveyş Kanalı'nın sorumlu tutulamayacağı mevzuatını getirmiş. Bu bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

CİDDİ BİR ZARAR

Bir diğer tarafta 6-7 güne varan uzun bir bekleyiş süresi ki bekleme süreleri uluslararası deniz trafiğinde çok önemli bir konudur. Yani gemilerin bekleme sürelerinin ciddi bir mali ekonomik karşılığı söz konusu olur. Burada da 6 günü aşan bir bekleme söz konusu. Yani 422 geminin 6 gün boyunca beklemesi gerek gemi sahipleri açısından, gerek gemiyi kiralayanlar açısından, gerek nakliye gemileri açısından, gerek yük sahipleri açısından ciddi bir zararın ortaya çıkmasına sebebiyet verdi. Bu rakamlar da 60 milyar dolar civarında bir rakamda nereden kaynaklanıyor çünkü Süveyş Kanalı'ndaki geçen gemilerin yük miktarının değerinin günlük 10 milyar dolar olduğu söyleniyor.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Hukuki süreç yani bu kazadan dolayı ortaya çıkan ekonomik zararın kimler tarafından tazmin edileceği uzun bir süreç alacak. Süveyş Kanalı idaresi özellikle gemiyle ilgili belgeleri, ses kayıtlarını, geminin teçhizatını, bakım noktasındaki durumunu bütün bunları gemi kaptanından talep etti. Zaten bunları da gemi kaptanı teslim etmek zorunda. Teslim etmediği takdirde gemiye el konup bekletilir. Bu soruşturma devam edecektir.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

GEMİ KAPTANI HATALI BULUNURSA...

Eğer gemi kaptanından kaynaklanan bir kusur bir sorumluluk söz konusu olursa Mısır veya daha doğrusu Süveyş Kanalı idaresi doğrudan gemi sahibi şirketine başvuracaktır zararın tazmini için. Diğer gemilerin zararlarını karşılamak için bir meblağ ödenecek. Öncelikle Mısır idaresine bir tazminat ödemek zorunda kalacak. Çünkü Mısır'ında günlük 10-15 milyon dolar civarında bir kaybı söz konusu.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Bekleyen gemiler sigorta şirketlerinden talep edecekler. Ama sigorta şirketi de ödemiş olduğu bedelin karşılığını bu defa kazaya sebebiyet veren geminin sahibi şirkete rücu ederek tazmin etme yoluna gidecektir. Bu çok uzun bir süreç. Önümüzdeki aylarda belki birkaç yılı alacak uzun bir hukuki soruşturma inceleme süreci söz konusu. Ama eninde sonunda, çünkü deniz yollarında meydana gelen kazalarda ortaya çıkan ekonomik zararın tazmini öncelikle sigorta şirketleri tarafından karşılanır. Sigorta şirketleri de daha sonra kazaya sebebiyet veren taraf kimse onlara rücu ederek ödemiş oldukları meblağı talep ederler.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Yaşanan bir kazayla dünya ticaretini kilitleyen Süveyş Kanalı'nda ne oluyor? Küresel ticareti kilitleyen gemi alternatif yol planını tetikledi. Kriz kime yaradı? Kanal neden önemli? Özellikleri neler? ORSAM Başkanı Ahmet Uysal A Haber canlı yayınında değerlendirmelerde bulundu.

İşte o açıklamalardan satır başları;

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

İSRAİL'İN KOMPLOSU MU?

Burada bir İsrail komplosu veya saldırısından bahsetmiyoruz ama doğal bir zaten alternatif ve çalışma fikir yürüttükleri alternatif bir proje üzerinde zaten bunu Mısırlılar da biliyor konuşuyor tartışıyorlar. Burada Süveyş Kanalı'nın esas rolü Doğu Batı hattında Güney Afrika'yı dolaşmak zorunda kalmadan yolun yarı yarıya kısaldığı bir rotadan bahsediyoruz. Bu açıdan Süveyş Kanalı çok önemli. Dünya ticaretinin çok ciddi bir kısmı buradan geçiyor.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

İsrail de bildiğiniz gibi tam Asya Afrika arasına oturmuş durumda. İsrail'in bir rolü aslında bölgeyi ikiye ayırmasıdır. İsrail'in şu anda var olan boru hattı var. Boru hattıyla Kuzeyden Güneye, Güneyden Kuzeye petrol taşıyor. Yani yine Süveyş Kanalı'nın zararına olabilecek ki bu Mısır'da çok tartışıldı yüzde 15-20 oranında Süveyş Kanalı'ndan pay çalıyor diye tartışıldı.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

MONTRÖ REVİZE EDİLMESİ LAZIM

Her zaman bizim gözden kaçırmamız gereken Montrö'de Boğazlar biz İstanbul'u savaşmadan aldık ve alırken biz Boğazlar'da taviz verdik. Boğazlar normalde bizim karasuyumuz olması lazım. Her geçenin bizden izin alması hatta ücret ödemesi lazımdı. Bundan feragat ettik. Bu biraz düzeltildi Alman Hitler'in tehlikesi vesaire asker de bulunduramıyorduk şimdi asker bulunduruyoruz ama gelen geçene çok fazla müdahale edemiyoruz. Böyle bir durumda bunun daha düzeltilmesi lazım. Türkiye bunu tekrar tartışmaya açılması lazım. Burası Türkiye'nin sularıdır. Bunun istenmesi lazım revize edilmesi lazım.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

En azından Kanal İstanbul Boğaz trafiğini rahatlatma açısından hem de yeni bir strateji, kaza gibi bir durumda felaket olur. Böyle bir durumda alternatifi olması lazım.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

İSRAİL'İN EKMEĞİNE YAĞ SÜRDÜ

İsrail'in alternatif kanal projesi daha önce de konuşuldu. Akabe'den Akdeniz'e uzanan boru hattını genişletme çabaları var. Yani İsrail kavşak noktadaki avantajını kullanmak istiyor. Mısır bu süreçte biraz zorlanacak. Çünkü önce Süveyş Kanalı'nda yaşanan kaza, sonra tren kazası Kahire'ye güveni sarsacak. Bu gelişmeler İsrail'in ekmeğine yağ sürdü. Kasıt olsun olmasın, bu tür kazalar alternatif arayışları gündeme getirir.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

GEÇMİŞTEN BUGÜNE SÜVEYŞ KANALI

- KANAL İNŞAATI 1859'DA BAŞLADI
- İNŞAAT 10 YIL SÜRDÜ
- 1882'DE İNGİLTERE MISIR'I İŞGAL ETTİ KANALIN KONTROLÜNÜ ÜSTLENDİ
- CEMAL ABDÜNNASIR KANALI 1956'DA MİLLİLEŞTİRDİ
- İNGİLTERE, FRANSA VE İSRAİL SİNA YARIMADASINA SALDIRDI PORT SAİD ŞEHRİ İŞGAL EDİLDİ

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

SÜVEYŞ KANALI NEDEN ÖNEMLİ?

- KANAL 193 KM UZUNLUĞUNDA
- 24 SAAT GEÇİŞE AÇIK
- KANALDAN GEÇİŞ 16 SAAT SÜRÜYOR
- GÜNDE 74 GEMİ KANALDAN GEÇİYOR
- 2020'DE MISIR 5,6 MİLYAR DOLAR GELİR ELDE ETTİ

HABERİN VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Süveyş Kanalı'nı deniz trafiğine kapatan devasa konteyner gemisini kurtarma çalışmalarından sonuç alındı.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Pazar sabahı itibariyle geminin altından 27 bin metreküp kum çekildi; 18 metre derinliğe ulaşıldı.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Ancak yaklaşık 20 bin konteyner taşıyan geminin yeniden yüzdürülmesi sağlanamamıştı.

Altıncı günde devam eden çalışmalarla yüzdürme çalışmaları başarılı oldu.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Kurtarma çalışmalarına altıncı gün iki römorkör daha katılmışt9. Böylece gemiyi sıkıştığı yerden kurtarıp yeniden hareket ettiremek için müdahalede bulunan römorkör sayısı 14'e yükselmişti.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

400 metre uzunluğundaki devasa geminin baş tarafının altında bir kaya öbeği bulunmuştu. Kayalık alan, kurtarma operasyonunu güçleştiriyordu.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Gemi, römorkörlerle hareket ettirilememesi halinde, yükünün azaltılması planlanıyordu.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi, konteynerlerin tahliye edilmesi için hazırlık yapılması talimatı vermişti.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Geminin boşaltılabilmesi için vinçlerin bölgeye nakledilmesi gerekiyordu. Boşaltma işlemi zaman alacağı için kanalın kapalı kaldığı süreyi uzatacaktı.Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Salı gününden bu yana Süveyş Kanalı'ndan gemi geçişi yapılamıyordu. Geçiş için bekleyen gemilerin sayısı 350'yi geçmişti.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

GÜNLÜK ZARAR 14-15 MİLYON DOLAR

Kanal, kapalı kaldığı her gün 14-15 milyar dolar zarar ediyor. Kanal yetkilileri, geminin karaya oturmasına sadece şiddetli rüzgarın yol açmış olamayacağını açıkladı.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

Soruşturma kapsamında insan kaynaklı ya da teknik hata ihtimalinin gözardı edilmediği belirtildi.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı


Ön soruşturmada mekanik bir soruna rastlanmadığı açıklanmıştı. Bir raporda elektrik kesintisinden söz edilmişti.

Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

2019'DA KAZA YAPMIŞ

"Ever Given" adlı mega geminin, 2019'da, Almanya'nın Hamburg kentinde kaza yaptığı ortaya çıktı. Elbe Nehri'ndeki kazanın görüntüleri de var. Görüntülerde 220 bin tonluk geminin, iskelede bekleyen boş bir yolcu teknesine çarptığı görülüyor.

 
Son dakika: Süveyş Kanalı’nda suçlu kim? Milyarlarca dolarlık zararı kim ödeyecek? Uzman isim A Haber'de anlattı

HABERİN VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Süveyş krizi sonrası dikkat çeken öneri! Yeni bir kanal açılabilir…

Geçtiğimiz haftalarda dünyanın en büyük konteyner gemilerinden biri olan Ever Given'ın, Süveyş Kanalı'nda çapraz bir şekilde karaya oturması, dünya gündemine bomba gibi düşmüştü. Günler boyunca yerinden oynatılamayan konteyner gemisi, dünya ticaret yolunu da trafiğe kapatmış, küresel ölçekte yaşanan ticari zarar dudak uçuklatmıştı. Kanalın yeniden trafiğe açılması, kirizi çözmüş gibi görülse de ortaya atılan bomba iddia, bölgedeki ticari dengelerin kökten değişebileceğinin sinyalini verdi.

Suriye'deki iç savaş 10'uncu yılını geride bıraktı

Giriş Tarihi: 14.3.2021  07:00 Son Güncelleme: 14.3.2021  07:03

Beşşar Esed rejimi ve destekçileri başta olmak üzere tarafların çatışmaları nedeniyle yaklaşık 7'şer milyon sivil yerinden edildi ve mülteci konumuna düştü.

Suriye'deki iç savaş 10'uncu yılını geride bıraktı

Suriye'deki iç savaş 11'inci yılında...

17 Aralık 2010'da Tunus'ta başlayan Arap Baharı, birkaç ay sonra Suriye'ye sıçradı.

15 Mart 2011'de ülkenin güneyindeki Dera ilinde bir grup öğrencinin okul duvarına, "Ey doktor (Beşşar Esed) şimdi sıra sana geldi" yazmasıyla başlayan halk ayaklanması yerini dinmeyen kan ve gözyaşına bıraktı.

Suriye'deki iç savaş 10'uncu yılını geride bıraktı

Suriye'deki iç savaş 11'inci yılına girerken, Türkiye ve Rusya'nın vardığı mutabakatın ardından geçen bir yılda, İdlib'de Beşşar Esed rejimi ve destekçilerinin saldırıları nedeniyle yerinden edilen sivillerden yaklaşık 300 bini evlerine döndü.

15 Mart 2011'de ülkenin güneyindeki Dera ilinde bir grup öğrencinin okul duvarına, "Ey doktor (Beşşar Esed) şimdi sıra sana geldi" yazmasıyla başlayan halk ayaklanması yerini dinmeyen kan ve gözyaşına bıraktı.

Reform talebiyle sokaklara dökülen binlerce kişinin sayısı katlanırken, gösteriler kısa sürede ülkenin diğer illerine de sıçradı.

İktidarın değişmesini talep eden halkı "terörist" ilan eden Esed rejimi ise varlığını korumak için askerlerini ve güvenlik güçlerini harekete geçirdi.

Rejimin güç kullanması, barışçıl halk gösterilerinin iç savaşa dönüşmesine yol açtı. Nitekim Esed rejimi güçleri ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adı altında toplanan askeri muhalif gruplar arasında 2012'den itibaren silahlı çatışmalar başladı.

2012'nin sonunda iktidardan düşmesi an meselesi görülen Esed'in yardımına İran ve Lübnan Hizbullah'ı yetişti. Rejim 2013 baharından itibaren muhaliflere karşı denge kurmaya başladı. Rusya'nın Eylül 2015'in sonunda savaşa katılmasıyla iç savaşın seyri rejimin lehine çevrildi.

İran destekli terörist gruplar ve Rusya'nın arka çıktığı rejim güçleri, kaybettikleri toprakların büyük bir kısmına yoğun saldırılar ve ablukalar yoluyla tekrar hakim oldu.

Milyonlarca sivil yerinden edildi

Birleşmiş Milletler (BM) yetkililerinin, kimyasal silah kullanma, halkı açlığa sürükleme, tehcir, ablukaya alma, keyfi tutuklama ve işkence gibi savaş suçlarının işlendiğine dikkati çektiği iç savaşta, yüz binlerce sivil hayatını kaybetti.

2011 öncesi nüfusu 22-23 milyon civarındaki ülkede, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin verilerine göre, 6,6 milyon Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Bu kişilerin yaklaşık 3,6 milyonuna Türkiye tek başına ev sahipliği yapıyor.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi'ne (OCHA) göre 6 milyon 702 bin kişi ise ülke içinde yerinden edilirken, Suriye'de en az 13 milyon sivil insani yardımlara muhtaç hale geldi.

Ülke topraklarındaki hakimiyet durumu

Türkiye ve Rusya'nın 5 Mart 2020'de vardığı mutabakatın ardından geçen sürede çatışan tarafların ülke toprakları üzerindeki hakimiyet durumu değişmedi.

Rejim ve destekçileri, güneydeki Dera, Kuneytra illerini, başkent Şam'ı, Doğu Akdeniz kıyısındaki Lazkiye ve Tartus'u ve ülkenin orta kesimindeki Humus'u tümüyle elinde tutuyor. Ülkenin orta kesimdeki Hama, kuzeydeki Halep ve doğudaki Deyrizor illerinin merkezine de rejim güçleri hakim. Bu bölgeler, ülkenin yüzde 60'ından fazlasına tekabül ediyor.

Muhalifler ise İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde, Fırat Kalkanı Harekatı bölgesi, Zeytin Dalı Harekatı'yla terörden temizlenen Afrin ilçesi, Fırat Nehri'nin doğusunda Barış Pınarı Harekatı'yla kurtarılan Tel Abyad ve Rasulayn ilçelerinde varlık gösteriyor.

ABD'nin desteğini alan terör örgütü YPG/PKK, ülkenin kuzeyindeki Münbiç ve Tel Rıfat ilçeleri ile Fırat'ın doğusundaki bölgeleri işgalinde tutuyor.

Terör örgütü DEAŞ ise Humus çölü olarak bilinen ve Esed rejimi kuşatmasındaki küçük bölgede varlığını sürdürüyor.

İdlib'de bir yıldır ateşkes hakim

Türkiye, Rusya ve İran'ın katıldığı, 4-5 Mayıs 2017'deki Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 "Gerginliği Azaltma Bölgesi" oluşturulmuştu.

Ancak rejim ve İran destekli teröristler, Rusya'nın hava desteğiyle 4 bölgeden 3'ünü ele geçirip İdlib'e yönelmiş, Mayıs 2019'da tüm bölgeyi ele geçirmek için operasyonlara başlamıştı. Böylece rejim güçleri, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi içinde çok sayıda büyük yerleşimi ele geçirmişti.

Türkiye ve Rusya arasında 5 Mart 2020'de Moskova'da yeni bir mutabakat sağlandı. Göç verilerine ilişkin çalışmalar yürüten Suriye Müdahale Koordinatörlüğü'ne göre, yürürlüğe giren ateşkesin üzerinden geçen bir yılda en az 282 bin 500 sivil evine döndü.

Rejim güçlerinin zaman zaman ihlal ettiği ateşkes büyük ölçüde korunuyor. 2017-2020 döneminde yaklaşık 2 milyon sivil, Rusya ve rejim güçlerinin saldırılarında Türkiye sınırına yakın bölgelere göç etmek zorunda kaldı.

Rejim bölgelerindeki ekonomik kriz derinleşiyor

Esed rejimi ve destekçilerinin iç savaşta kaynakları kullanarak ekonomi altyapısını yok etmesi, ülkeyi darboğaza soktu.

Yüksek enflasyon nedeniyle Ocak 2021 sonunda 5 bin liralık yeni banknot basan Esed rejimi, kontrol ettiği bölgelerde halkın temel ihtiyaçlarını karşılamıyor.

Ülke ekonomisinin kontrolünü yitiren rejim, son aylarda derinleşen ekmek ve yakıt kriziyle de mücadele edemiyor.

Esed rejiminin işlediği insanlığa karşı suçlar karşısında ABD ve Avrupa tarafından ekonomik yaptırımlara maruz kalması, Suriye Lirası'nın hızla değer kaybetmesine yol açtı.

İç savaş öncesinde 1 dolar yaklaşık 50 Suriye Lirası'na denk gelirken, bugün 1 dolar yaklaşık 4000 Suriye Lirası'na tekabül ediyor. Suriye lirası iç savaşın başladığı Mart 2011'den bu yana dolar karşısında neredeyse 80 kat değer kaybetti.

Rejim Anayasa Komitesi'nin çalışmalarını baltalıyor

Siyasi çözüm süreci, 30 Haziran 2012'de İsviçre'nin Cenevre kentinde, BM gözetiminde başlamış, ancak rejimin uzlaşmaz tavrı sebebiyle sonuçsuz kalmıştı.

Suriye'deki iç savaşın son bulması ve ateşkesin kalıcı hale gelmesi için Kazakistan'ın başkenti Nur Sultan'da Ocak 2017'den Türkiye, Rusya ve İran garantörlüğünde düzenlenen görüşmelerde, Gerginliği Azaltma Bölgeleri dışında alınan bir diğer sonuç da Anayasa Komitesi oluşturulması oldu.

İsviçre'nin Cenevre kentinde ilk kez 30 Ekim 2019'da toplanan komitenin görüşmeleri de Esed rejiminin tutumu nedeniyle çıkmaza giriyor. Nitekim 25-29 Ocak 2021'de bir araya gelen komitenin 5'inci tur toplantısı da rejimin anlaşmaz tavrı ve ciddiyetsizliği nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Muhalefet kanadı ise siyasi çözümden kaçan Esed rejimine "yeterli baskının yapılmadığı" şikayetini sık sık dile getiriyor.

Rakamlarla iç savaşın bilançosu

Suriye Müdahale Koordinatörlüğü verilerine göre, rejim ve destekçileri, ele geçirdikleri bölgelerden 14 Mart-31 Temmuz 2018'de çoğu sivil, 128 bin 926 kişiyi zorla göç ettirdi.

Suriye İnsan Hakları Ağı'nın (SNHR) AA muhabiriyle paylaştığı rapora göre, Esed rejimi, keyfi olarak alıkoyduğu kişilerden 14 bin 315'i işkence ederek öldürdü. Muhalif kaynaklara göre, Esed rejimi güçleri iç savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 400 bin kişiyi halen alıkoyuyor.

İç savaşta sağlık tesislerinin en az 863 kez çatışan taraflarca hedef alındığı ifade edilen raporda, en az 859 sağlık çalışanının öldürüldüğü kaydedildi.

Rapora göre, iç savaşta 1411'i Esed rejimi ve Rusya tarafından olmak üzere en az 1584 okul saldırılara maruz kaldı.

Bu sürede aralarında AA'ya hizmet veren 4 kişinin de bulunduğu en az 709 medya çalışanı katledildi.

Esed rejimi, iç savaşın başlamasının ardından muhaliflerin kontrolündeki yerleşimlere 217 kez kimyasal silah saldırısı düzenledi.

İlk kimyasal silah saldırısını Aralık 2012 yılında Humus'un Beyyada semtinde gerçekleştiren rejim, en son saldırısını ise 19 Mayıs 2019'da Lazkiye'ye bağlı Kebine köyüne düzenledi.

Esed rejiminin başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesinde 21 Ağustos 2013'te 1400'ün üzerinde sivili öldürdüğü kimyasal silah saldırısı hafızalarda yer edindi.

ABD ve Rusya sözlerinde durmuyor

Türkiye, 9 Ekim 2019'da başlattığı Barış Pınarı Harekatı sürerken ABD ve Rusya ile ayrı ayrı mutabakatlar yaptı.

Harekatın güvenli bölge olarak tesis ettiği, Türkiye sınırından itibaren 30 kilometre derinlikteki alandan YPG/PKK'nın çekileceğini vadeden ABD, sözünü tutmadı.

Rusya da 23 Ekim 2019'den itibaren Rus askeri polisi ve rejim güçlerinin YPG/PKK'lı teröristlerin silahlarıyla Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 kilometrenin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere, Barış Pınarı Harekatı bölgesinin dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, gireceklerini taahhüt etmişti. Ruslar, YPG/PKK'lı teröristlerin de silahlarıyla Münbiç ve Tel Rıfat’tan da çıkarılacağı vaadinde bulundu.

Ancak YPG/PKK, söz konusu mutabakatlara rağmen, belirlenen sınırlardan ve bölgelerden çekilmeyerek işgalini sürdürüyor.

Kronoloji

İç savaşın dönüm noktalarının kronolojisi şöyle:

15 Mart 2011: Suriye iç savaşı, ülkenin güneyindeki Dera ilinde bir grup gencin düzenlediği rejim karşıtı barışçıl gösterilerle başladı. Gösteriler hızla ülke geneline yayıldı.

Ocak-Şubat 2012: Rejim-muhalifler arasındaki çatışmalar şiddetlendi.

26 Nisan 2011: Rejim ordusu, ayaklanmanın fitilinin ateşlendiği Dera'ya girdi.

30 Haziran 2012: Cenevre'de siyasi geçiş müzakereleri başladı.

Temmuz-Aralık 2012: Terör örgütü YPG/PKK, Aynularab (Kobani) ve Afrin ilçeleri ile Haseke'nin Amude ilçesini çatışmadan rejimden devraldı.

Mayıs 2013: Türkiye, ABD'ye Suriye'de uçuşa yasak bölge ilan edilmesi, siviller için güvenli bölge oluşturulması ve koalisyon güçleriyle ortak kara operasyonu yapılmasından oluşan 3 aşamalı plan sundu.

21 Ağustos 2013: Esed rejimi, Doğu Guta'da 1400'den fazla sivili kimyasal silah ile katletti. ABD, askeri müdahaleye yanaşmayarak Rusya’yla rejimin kimyasal silahlarını imha için anlaşmaya vardı.

Ocak 2014: Rejimin çökmeye başlaması üzerine İran, Şii milisleri Suriye'ye sokmaya başladı. DEAŞ, Rakka'yı muhaliflerden aldı.

30 Haziran 2014: DEAŞ, sözde hilafet ilan etti.

22 Eylül 2014: ABD öncülüğündeki koalisyon, DEAŞ'a hava saldırısı başlattı.

26 Ocak 2015: YPG/PKK, ABD'nin 4 ay süren yoğun hava desteğiyle Aynularab'ı DEAŞ'tan aldı. Böylece ABD-YPG/PKK ittifakı başladı.

Mart 2015: İdlib, muhaliflerin eline geçti.

21 Mayıs 2015: DEAŞ, Tedmur (Palmira) kentini ele geçirerek Suriye'nin yaklaşık yarısında hakimiyet sağladı.

30 Eylül 2015: Rusya, iç savaşa doğrudan müdahil oldu. Rejime sağladığı hava desteğiyle muhalifleri köşeye sıkıştırdı.

18 Aralık 2015: BMGK, 2254 sayılı kararını kabul etti. Siyasi geçişin yol haritası belirlendi.

24 Ağustos 2016: Türk Silahlı Kuvvetleri ve Suriye Milli Ordusu, Fırat Kalkanı Harekatı'nı başlattı. Suriye'nin kuzeyinde 2 bin 55 kilometrekare alan, DEAŞ'tan temizledi.

23-24 Ocak 2017: Türkiye ve Rusya'nın girişimiyle ilk Astana toplantısı yapıldı.

23 Şubat-4 Mart 2017: Astana süreci sayesinde, bir seneden sonra Cenevre’de rejim ve muhalefet arasında görüşmeler yeniden başladı.

4 Nisan 2017: Rejim, Han Şeyhun beldesinde düzenlediği kimyasal silah saldırısında en az 100 sivili öldürdü.

Ekim 2017: Terör örgütü DEAŞ çekilerek, Rakka ve Deyrizor'un büyük kısmını terör örgütü YPG/PKK'ya teslim etti.

Kasım 2017: Rejimin Doğu Guta ablukası sıkılaştı. Yüz binlerce sivil iç savaşın en büyük insani krizini yaşadı.

Ocak 2018: Türkiye, Afrin'deki terör örgütleri YPG/PKK-DEAŞ'a karşı Zeytin Dalı Harekatı'nı başlattı.

30-31 Ocak 2018: Soçi'de Ulusal Diyalog Kongresi düzenlendi. Anayasa Komitesi kurulması kararı alındı.

14 Mart- 24 Nisan 2018: Doğu Guta'dan zorunlu tahliyeler yapıldı. Bölge rejimin eline geçti.

6 Nisan 2018: Rejim, 10 numaralı olarak bilinen bir kanun çıkararak, tehcir edilen sivillerin taşınmaz mallarına el koymaya başladı.

21 Mayıs 2018: Başkent Şam tümüyle rejimin kontrolüne girdi.

15-31 Temmuz 2018: Ülkenin güneyindeki iller, Ürdün ve İsrail sınırı, tümüyle rejimin eline geçti.

17 Eylül 2018: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rus mevkidaşı Vlademir Putin, İdlib'deki ateşkesi koruma altına alan Soçi mutabakatını imzaladı. Ancak rejimin ihlalleri hız kesmedi. Soçi mutabakatından bu yana rejim ve destekçilerinin İdlib'e saldırılarında yaklaşık 2 bin sivil can verdi.

19 Aralık 2018: ABD, Suriye'deki güçlerini çekeceğini duyurdu. Bunun üzerine güvenli bölge, ABD'nin YPG/PKK’ya sağladığı silahların geri alınması konuları tartışılmaya başlandı.

15 Şubat 2019: YPG/PKK ve ABD, Fırat'ın doğusunda kalan son DEAŞ bölgesini ele geçirdi. Böylece DEAŞ varlığı, yalnızca rejim kuşatmasındaki bölgede kaldı.

Şubat-Mart 2019: Rejim ve destekçisi İran'ın komutasındaki yabancı terörist gruplar, "İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi"ne saldırılarını yoğunlaştırdı. Askeri muhalif kaynaklar, rejimin garantörü Rusya'nın da hava saldırılarına eşlik ettiğini rapor etti.

12 Mart 2019: Rejim, silah olarak kullanımı yasak olan beyaz fosfor bombasıyla İdlib'deki sivil yerleşimlere saldırdı.

25 Mart 2019: Eski ABD Başkanı Donald Trump, Golan Tepeleri'ni İsrail toprağı olarak tanıyan kararı imzaladı.

6 Mayıs 2019: Esed rejimi güçlerinin İdlib'in güneyine yönelik artan saldırı ve tacizleri kara harekatına dönüştü.

22 Ağustos 2019: Esed rejimi daha önce kimyasal silahla saldırdığı Han Şeyhun ilçesini Rusya'nın hava desteğiyle ele geçirdi.

16 Eylül 2019: Ankara'daki "Türkiye-Rusya-İran Üçlü Zirvesi"nde Suriye'nin yeni anayasasını yazacak komitenin listesinde uzlaşı sağlandı. Komite 30 Ekim 2019'da İsviçre'nin Cenevre kentinde ilk kez toplandı.

7 Ekim 2019: ABD'ye ait askeri noktaları kullanan hareketli unsurlar, Tel Abyad ve Rasulayn ilçelerinden çekilmeye başladı.

9 Ekim 2019: Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye Milli Ordusu'yla Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG ve DEAŞ terör örgütlerine karşı Barış Pınarı Harekatı'nı başlattı.

12-13 Ekim 2019: Harekat kapsamında TSK ve SMO askerleri 12 Ekim'de Rasulayn ve 13 Ekim'de Tel Abyad ilçe merkezini kurtardı.

17 Ekim 2019: Harekat devam ettiği sırada, dönemin ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara'da görüştü. Görüşmenin ardından, YPG/PKK'lı teröristlerin bölgeden çekilmesine karşılık Barış Pınarı Harekatı'na 120 saatliğine ara verildi.

22 Ekim 2019: YPG/PKK'lı teröristler, Türkiye ile Rusya arasında terör örgütü YPG/PKK'nın sınır hattından çekilmesi konusunda mutabakata vardı. Ancak terör örgütü YPG/PKK, Soçi'de varılan mutabakat gereği boşaltması gereken Tel Rıfat ve Münbiç ilçesindeki işgalini sürdürüyor.

27 Ekim 2019: Terör örgütü DEAŞ'ın elebaşı Ebu el-Bağdadi ABD'nin İdlib'de düzenlediği operasyonla öldürüldü.

Aralık 2019: Esed rejimi ve destekçileri İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ne kara saldırıları başlattı.

29 Ocak 2020: Rusya destekli Beşşar Esed rejimi güçleri, Astana anlaşmaları ve Soçi mutabakatını hiçe sayarak, İdlib'in en büyük ilçesi Maarratünnuman'ı ele geçirdi.

27 Şubat-5 Mart 2020: Türkiye, İdlib'de ateşkes gözlem misyonu yürüten 34 askerini şehit eden rejim unsurlarına karşı Bahar Kalkanı Harekatı'nı icra etti.

5 Mart 2020: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleştirilen toplantının ardından İdlib'de ateşkes konusunda mutabık kalındı. Mutabakat gereği ateşkes 6 Mart 00:01'de yürürlüğe girdi. Ateşkesin üzerinden geçen bir yılda en az 282 bin 544 sivil evine döndü.

6 Mart 2020: Türkiye ile Rusya'nın, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde uygulanmak üzere anlaşmaya vardığı ateşkes süreci başladı.

22 Mart 2020: Esed rejimi, Suriye'de ilk yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakasını açıkladı.

29 Mart 2020: Esed rejimi, Suriye'de Kovid-19 kaynaklı ilk ölümün yaşandığını duyurdu.

1 Mayıs 2020: Suriyeli oligark Rami Mahluf ile Esed rejimi arasında ipler gerilmeye başladı. 20 Mayıs 2020'de ise Rami Mahluf, kendisinin ve ailesinin mal varlıklarına el konulduğunu, rejimin kararıyla 5 yıl boyunca ihalelerden men edildiğini açıkladı.

17 Haziran 2020: Donald Trump'ın Aralık 2019'da imzaladığı "Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası" yürürlüğe girdi. Suriye'nin kuzeyinde muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan Halk, Sezar Yasası'nın yürürlüğe girmesinin ardından Türk lirasını kullanmaya başladı

19 Temmuz 2020: Esed rejimi, halkın yarısından fazlasının ülkesini terk ettiği veya yerinden edildiği Suriye'de parlamento seçimleri düzenledi.

1 Kasım 2020: Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ile terör örgütü YPG/PKK arasında dokuz aydır süren müzakereler, örgütün ENKS'nin taleplerini karşılamaması nedeniyle başarısız oldu.

11-12 Kasım 2020: Suriye'deki iç savaş boyunca sivil yerleşim yerlerini hedef alarak milyonlarca vatandaşı yerinden eden Esed rejimi, başkent Şam'da mültecilerin geri dönüşü için "uluslararası" konferans düzenledi.

16 Kasım 2020: Esed rejiminin Dışişleri Bakanı Velid Muallim öldü. Yerine yardımcısı Feysal Mikdad getirildi.

08 Mart 2021: Beşşar Esed ve eşi Kovid-19'a yakalandı.

İngiliz vatandaşı Esma Esed hakkında savaş suçu ithamıyla İngiltere'de ön  soruşturma başlatıldı

İngiliz vatandaşı Esma Esed hakkında savaş suçu ithamıyla İngiltere'de ön soruşturma başlatıldı

İngiltere'de polis, Suriye rejiminin lideri Beşşar Esed'in eşi Esma Esed hakkında terör eylemlerini kışkırttığı ve teşvik ettiği iddiasıyla ön soruşturma başlattı.

İngiliz vatandaşı Esma Esed hakkında savaş suçu ithamıyla İngiltere'de ön soruşturma başlatıldı

Merkezi İngiltere'nin başkenti Londra'da bulunan Uluslararası Adalet Odalarından (Guernica 37) yapılan açıklamada, Suriye'de 10 yıldır devam eden iç savaşta rejimin yüz binlerce sivili öldürdüğü, keyfi olarak gözaltına aldığı ve onlara işkence ettiği vurgulandı.

Sivillere karşı işlenen savaş suçlarını etkili isimlerin teşvik ettiği kaydedilen açıklamada, bu kişiler arasında Beşşar Esed'in eşi Esma Esed de sayıldı.

Esma Esed'in rejim ordusuna kamuoyu desteği vererek terör eylemlerini teşvik ettiği veya kışkırttığı belirtilen açıklamada, Guernica 37'nin bir süredir bu konuyu araştırdığı ve polisin savaş suçları birimine iki gizli dosya sunduğu aktarıldı.

Polise Temmuz 2020'de bir dosya sevk edildi
Açıklamada, dosyaların ilgili makamlarca incelendiğinden detay verilemeyeceği vurgulandı.

Esma Esed'in İngiliz vatandaşı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Kanıtlar, iddiayı destekliyorsa ve sadece vatandaşlıktan çıkarılması değil aynı zamanda yargılanması da önemli." ifadesine yer verildi.

Polisten, Times gazetesine yapılan açıklamada ise Londra Polis Teşkilatının savaş suçları birimine Suriye'de devam etmekte olan çatışmalarla ilgili 31 Temmuz 2020'de bir dosya sevk edildiği ve değerlendirmelerin sürdüğü kaydedildi.

Esma Esed hakkında terör eylemlerini kışkırttığı ve teşvik ettiği iddiasıyla ön soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Londra'daki King's College'da okuyan 45 yaşındaki Esma Esed, 2000 yılında Beşşar Esed ile evlendikten sonra Suriye'ye taşınmıştı.

İngiliz vatandaşı Esma Esed hakkında savaş suçu ithamıyla İngiltere'de ön soruşturma başlatıldı

Son dakika: Ekonomi Reform Paketi dış basında! Dünya bunu konuşuyor

Giriş Tarihi: 13.3.2021  16:56 Son Güncelleme: 13.3.2021  19:58

Son dakika haberine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Ekonomi Reform Paketi, başta ABD ve Avrupa medyası olmak üzere dış basında geniş yer buldu. Verilen haberlerde, Erdoğan'ın "Bu dönemde uygulayacağımız kamu maliyesi reformları bizi diğer birçok ülkeden olumlu yönde ayıracaktır. Yeni bir başarı hikayesi yazmaya kararlıyız." sözleri de yer aldı.

ABD merkezli haber ajansı Associated Press (AP), Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye ekonomisini güçlendirecek bir dizi adım açıkladığını ve enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara indirme sözü verdiğini bildirdi.

Haberde, Erdoğan'ın İstanbul'da iş dünyasına seslendiği, kamu harcamalarını ve cari açığı düşürme vaadinde bulunduğu aktarıldı.

Reuters haber ajansı da Ekonomi Reform Paketi'ne ilişkin haberi, "Erdoğan, ekonomik reform planında enflasyonu ve kamu maliyesini hedefliyor" başlığıyla verdi.

Haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "İthalatın azaldığı, katma değerli ihracatın olduğu bir ulusal ve yerli ekonomiyi hedefleyeceğiz." sözlerine yer verildi.

Erdoğan'ın enflasyonun tek haneye indirilmesinin temel hedeflerden biri olarak belirlediğine işaret edilen haberde, enflasyonu düşürmek amacıyla Fiyat İstikrarı Komitesi'nin kurulacağına işaret edildi.

İngiliz Financial Times gazetesinde yer alan haberde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kamuda harcamaları kontrol altında tutma sözü verdi belirtilerek, Erdoğan'ın enflasyon oranını yüzde 10'un altına indirmek istediği aktarıldı.

Haberde, Erdoğan'ın tek haneli enflasyona ulaşma çalışmalarına öncelik verdiği ve Fiyat İstikrarı Komitesi'nin oluşturulacağı kaydedildi.

Haberde, Erdoğan'ın "Bu dönemde uygulayacağımız kamu maliyesi reformları bizi diğer birçok ülkeden olumlu yönde ayıracaktır. Yeni bir başarı hikayesi yazmaya kararlıyız." sözleri de yer aldı.

Dış basında ses getirdi! Diğer ülkelerden...

Başkan  tarafından açıklanan  dünyada ses getirdi. Yeni paket başta ABD ve Avrupa medyası olmak üzere dış basında geniş yer buldu. Merakla beklenen paket kapsamında enflasyonun düşürülmesine ve kamu maliyesinin sıkılaştırılmasına yoğunlaşılacağı belirtilen Reuteres haberinde, Erdoğan'ın Türkiye’nin yatırım,  ve ihracat kaynaklı verimlilikle potansiyel büyümesini artıracağını söylediği aktarıldı.

Ekonomi Reform Paketi dünyada ses getirdi: Potansiyel büyümeyi artıracak

Başkan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Ekonomi Reform Paketi, başta ABD ve Avrupa medyası olmak üzere dış basında geniş yer buldu. ABD merkezli haber ajansı Associated Press (AP), Başkan Erdoğan'ın Türkiye ekonomisini güçlendirecek bir dizi adım açıkladığını ve enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara indirme sözü verdiğini bildirdi.

Haberde, Erdoğan'ın İstanbul'da iş dünyasına seslendiği, kamu harcamalarını ve cari açığı düşürme vaadinde bulunduğu aktarıldı.

Erdoğan'ın yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle zor günler geçiren 850 bin esnafın gelir vergisinden muaf tutulacağını duyurduğu kaydedilen haberde, piyasaların, enflasyonu dizginlemek için faizleri yükselten, geleneksel ve sıkı bir para politikasına geri dönüşün sinyallerini veren yeni ekonomi ekibine olumlu tepki gösterdiği anımsatıldı.

Ekonomi Reform Paketi dünyada ses getirdi: Potansiyel büyümeyi artıracakReuters haber ajansı da Ekonomi Reform Paketi'ne ilişkin haberi, "Erdoğan, ekonomik reform planında enflasyonu ve kamu maliyesini hedefliyor" başlığıyla verdi.

Haberde, Erdoğan'ın tek haneli enflasyona ulaşma çalışmalarına öncelik verdiği ve Fiyat İstikrarı Komitesi'nin oluşturulacağı kaydedildi.

POTANSİYEL BÜYÜMEYİ ARTIRACAK

Merakla beklenen paket kapsamında enflasyonun düşürülmesine ve kamu maliyesinin sıkılaştırılmasına yoğunlaşılacağı belirtilen haberde, Erdoğan'ın Türkiye'nin yatırım, istihdam ve ihracat kaynaklı verimlilikle potansiyel büyümesini artıracağını söylediği aktarıldı.

Haberde, Başkan Erdoğan'ın "İthalatın azaldığı, katma değerli ihracatın olduğu bir ulusal ve yerli ekonomiyi hedefleyeceğiz." sözlerine yer verildi.

Şirketlerin tahvil ihraçlarını desteklemek amacıyla Tahvil Garanti Fonu'nun kurulacağı bildirilen haberde, küçük işletmelere devlet destekli krediler sunulacağı kaydedildi.

VERGİ POLİTİKALARINI BASİTLEŞTİRECEK

Haberde, Erdoğan'ın paketin özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla istişare halinde hazırlandığını, uluslararası yatırımcıların gündeme getirdiği sorunlar dikkate alınarak vergi politikalarının basitleştirileceğini söylediği aktarıldı.

Fransız haber ajansı Agence France-Presse (AFP) haberinde Başkan Erdoğan'ın esnafa uygulanacak vergi muafiyetini ve enflasyonla mücadele için alınacak tedbirleri açıkladığını aktardı.

Erdoğan'ın enflasyonun tek haneye indirilmesinin temel hedeflerden biri olarak belirlediğine işaret edilen haberde, enflasyonu düşürmek amacıyla Fiyat İstikrarı Komitesi'nin kurulacağına işaret edildi.

Alman haber ajansı DPA ise haberinde Başkan Erdoğan'ın bir dizi reformla ekonomiyi iyileştirmek istediğini kaydetti.

Erdoğan'ın vergi muafiyeti ve küçük işletmelere yönelik uygun fiyatlı kredilerin yanı sıra kamu harcamalarında kesintiye gitmenin de dahil olduğu bir dizi reform açıkladığı belirtilen haberde, 850 bin küçük işletmenin gelir vergisinden muaf tutulacağı ifade edildi.

İngiliz Financial Times gazetesinde yer alan haberde ise Başkan Erdoğan'ın kamuda harcamaları kontrol altında tutma sözü verdiğini belirterek, Erdoğan'ın enflasyon oranını yüzde 10'un altına indirmek ve uzun süren bir kargaşadan sonra güvenilirliği yeniden inşa etmek istediğini aktarıldı.

TEK HANELİ ENFLASYON

Haberde, Erdoğan'ın tek haneli enflasyona ulaşma çalışmalarına öncelik verdiği ve Fiyat İstikrarı Komitesi'nin oluşturulacağı kaydedildi.

Planlar arasında kamuda fiyat ve vergi artışlarının hükümetin hedeflediği enflasyona endekslenmesi ve lira cinsinden tahvil ihraçlarının artırılmasının yer aldığına işaret edilen haberde, bütçe dışı harcamaların kaldırılacağı, kamu ihale sürecinde reforma gidileceği ve bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) oranını önceki hedef olan yüzde 4,3'ten yüzde 3,5'e düşürülmesinin hedeflendiği ifade edildi.

Haberde, Erdoğan'ın "Bu dönemde uygulayacağımız kamu maliyesi reformları bizi diğer birçok ülkeden olumlu yönde ayıracaktır. Yeni bir başarı hikayesi yazmaya kararlıyız." sözleri de yer aldı.

Başkan Erdoğan açıkladı! Ekonomi Reform Paketi'ne iş dünyasından tam destek: Ezber bozan kararlar

Başkan Erdoğan açıkladı! İş dünyasından tam destekBaşkan , ekonomiyi ‘yatırım’, ‘üretim’, ‘istihdam’ ve ‘ihracat’ temelinde büyütme amacıyla hazırlanan Ekonomi Reformları’nı açıkladı. Reel sektörü ve piyasaları etkileyecek tedbirlerden, esnafa sağlanacak desteklere kadar birçok alanda alınan yeni kararların detaylarını paylaşan Erdoğan, “İnşallah bu yol haritasını milletimizle, kurumlarımızla, iş dünyamızla tüm paydaşlar hep birlikte hayata geçireceğiz” dedi.

Giriş Tarihi: 13.03.2021 

Başkan Erdoğan açıkladı! Ekonomi Reform Paketi'ne iş dünyasından tam destek: Ezber bozan kararlar

Ekonomideki yeni yol haritasına ilişkin adımları 'ezber bozan kararlar' olarak yorumlayan iş dünyası, yatırımcıların 'ye güveninin artacağını ve geçen yılın 3. çeyreğinde başlayan V tipi toparlanmanın hız kazanacağını dile getirdi.

İşte iş dünyasının Reform Paketi hakkındaki görüşleri:



DİJİTAL VE YEŞİL EKONOMİ VURGUSU
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: "İhtiyaç duyulan alanlardaki yapısal sorunlara odaklı, kurumsal yapıyı güçlendiren, giderek önemi artan dijital, yeşil ekonomiye önem veren tedbirler açıklandı. Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum."



İHRACAT HEDEFİNE BÜYÜK KATKI
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, "200 milyar dolarlık ihracat hedefine ilerlerken Sayın Cumhurbaşkanı-mızın açıkladığı ekonomiye ilişkin reform paketinin, hedeflerimize büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Ülkemiz geleneksel ürünler üreten ve ihraç eden diğer gelişmekte olan ülkelerden pozitif yönde ayrışıyor. 2020 yılını hedefimizin üzerinde 169.5 milyar dolarla kapattık. Pandemiye rağmen yakalanan bu başarı, 2021 yılının başında da hamdolsun devam ediyor. Bu seneki hedefimiz olan 184 milyon doları geçeceğimize inancımız tam ve artık görüyoruz ki 200 milyar dolar Türk ihracatı için hayal değil."
NİTELİKLİ BİR YOL HARİTASI
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak: "Ekonomik Reform Paketi, iş dünyamızın ve ekonomimizin tüm aktörleriyle istişareye dayanarak hazırlanan nitelikli bir yol haritası. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) olarak, biz de uluslararası ticaret, yüksek katma değerli üretim, reel ekonomi, fiyat istikrarı, destek ve teşvikler gibi birçok konuda ivedilikle önerilerimizi ve taleplerimizi sunduk. DEİK olarak, görüşmelerde yatırım, istihdam, üretim ve ihracat olarak 4 temel maddede dile getirdiğimiz; öz sermaye finansmanının teşviki, yeşil tahvil piyasasına altyapı, sanayide yeşil dönüşüm, katılım finans altyapısının güçlendirilmesi, hedef ülkelerde özel destekler, teşvik sisteminin gözden geçirilmesi, teşviklerin etki analizi yapılması ve KVKK konularını bugün reform paketinde görmek bizi son derece mutlu etti. İş dünyamızın sesini duyan ve buna cevap veren hükümetimize teşekkür ediyoruz. Kararlılık, öngörülebilirlik, şeffaflık ve hesap verilebilirlik üzerine kurulu ekonomik reformlar iş dünyamıza güç katacak."


KÜRESEL REKABET GÜCÜ İÇİN ÖNEMLİ
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski: "Ülkemizin ekonomi ve hukuk gibi yapısal alanlarda reforma olan ihtiyacı nettir. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ekonomi reform paketinde, fiyat istikrarının sağlanması, yatırım ikliminin iyileştirilmesi, istihdamın desteklenmesi, özellikle bütçenin disipline edilmesi ve harcamaların kontrol altına alınmasına yönelik adımları olumlu buluyoruz. Dijital dönüşüm ve sanayide yeşil dönüşümü destekleyici adımlar küresel rekabet gücümüzü artırmak açısından çok değerlidir. Ekonomi reformlarının hedefleri arasında, kurumsal yapının güçlendirilmesi, dış dengenin ve büyümenin sürdürülebilir bir zemine taşınmasına yönelik teşvikler ve rekabet ortamını güçlendiren adımlar da yer alıyor. Pandeminin olumsuz etkileriyle ekonomimizin içinden geçtiği bu zorlu dönemde, iş dünyası açısından bu reformlara yönelik uygulama süreci aciliyet taşımaktadır."


EZBER BOZAN KARARLAR
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç: "Yeni normale reform aşısı, yerli ve yabancı yatırımcıya tedarikte Türkiye'yi işaret edecektir. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı ve odağına yatırımın, üretimin, ihracatın ve istihdamın teşvik edilmesini koyan kapsamlı reformlar, sonuçları kısa vadeyi aşamayan faiz artışı gibi adımların çok ötesinde neticeler verecektir. Yatırım teşvik ve vergi politikalarının sadeleştirilmesi ile öngörülebilirliğini artıran adımlar atılması son derece önemli. Keza 850 bin esnafımızın gelir vergisinden muaf tutulması ve beyan yükümlülüklerinin kaldırılması, ilave istihdam sağlayan firmaların 100 bin lira kredi kullanabilecek olmaları da ezber bozan kararlardır. Bugün açıklanan ekonomi reformları, Merkez Bankası'na yapılan ve ekonomiye yük getirecek olan faiz artırma baskılarına karşı da pozitif bir plan ortaya koymuştur."



EKONOMİNİN DİRENCİ ARTACAK
Hürriyet'in haberine göre, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan: "İş dünyasının birçok talebine oldukça olumlu bir yaklaşım arz ettiğini gördüğümüz bu reform paketi ile birlikte, geçtiğimiz yılın üçüncü çeyreğinden itibaren piyasalarda gözlenen V tipi toparlanmanın çok daha fazla sektöre yayılacağına inanıyoruz. Bilhassa dar gelirli esnafımıza sağlanan gelir vergisi muafiyeti ve beyan yükümlülüğünün kaldırılması, ekonomimizin lokomotifi konumunda bulunan KOBİ'lerimizin iş hacminde ciddi bir artış sağlayacaktır. Açıklanan desteklerle birlikte kamu maliyesi, enflasyonla mücadele, finansal sektör ve cari açıkla mücadele noktasında ekonominin direnci artacaktır. Harcama disiplininin sağlanması, kamuda israfın azaltılması, bütçenin yeniden imar edilmesi ve nakit yönetiminde verimliliğin artırılması; kamu harcamaları ve yatırımlarının ekonomik büyümeye verdiği katkıyı artıracaktır."

KÜÇÜK ESNAFA VERGİ MÜJDESİ
Reform paketinde dar gelirli küçük esnafa yönelik bir vergi muafiyeti de yer aldığını belirten Başkan Erdoğan, "Basit usulde vergilendirilen kuaför, tesisatçı, tuhafiyeci, marangoz, tornacı, çay ocağı işletmecisi, terzi ve tamirci gibi yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor, beyan yükümlülüklerini de kaldırıyoruz" dedi.

DİJİTAL VERGİ DAİRESİ
Vergi Usul Kanunu'nu kayıt dışılığı azaltacak ve vergiye uyumu teşvik edecek şekilde güncellediklerini belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Güncelleme sonrasında mükelleflerimizin noter tasdiki, muhafaza ve bildirim gibi yükümlülükleri önemli ölçüde hafifletilmiş olacaktır. Vergi cezalarında uzlaşma kapsamını genişletiyoruz. Elektronik defter ve elektronik belge kullanımı uygulamasını kademeli olarak yaygınlaştırarak vergi kayıp ve kaçağını azaltıyoruz. Vatandaşlarımız vergi dairesine bizzat gitmeden işlemlerini dijital ortamda yapabilsinler diye 7 gün 24 saat hizmet verecek Türkiye Dijital Vergi Dairesi uygulamasını başlatıyoruz."

DİJİTAL ASİSTAN DÖNEMİ
Mükellef memnuniyetini sağlamak ve hizmet kalitesini artırmak için 'Dijital Vergi Asistanı' sistemini devreye aldıklarını söyleyen Erdoğan, uluslararası yatırımcıların vergi konusunda karşılaştıkları sorunları da reform kapsamına aldıklarını belirtti. Erdoğan, bu çerçevede ortaya çıkabilecek muhtemel sıkıntıları engellemek amacıyla Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarını revize ettiklerini bildirdi.

DENETİME STANDART GETİRİLECEK ADIM
Yatırımcı güvenini ve vergideki öngörülebilirliği arttırmak amacıyla 'Peşin Fiyatlandırma Anlaşmalarını' yaygınlaştırdıklarını kaydeden Erdoğan, "Kamuya süresinde ödenmeyen borçların tek bir idare tarafından tahsil edilmesini sağlayarak, vatandaşlarımızın sıklıkla karşılaştıkları problemlerden birine daha çözüm getiriyoruz. Vergi denetiminde standart, öngörülebilir ve haksız rekabeti önleyen modellere geçiyoruz. Dijital Vergi Denetimi Sistemini geliştirerek, vergi inceleme sürelerini kısaltıyoruz" dedi.



BİREYSEL EMEKLİLİKTE 18 YAŞ DÜZENLEMESİ
Bireysel Emeklilik Sistemi'nin derinleşmesine ve gelişmesine katkı sağlayacaklarını belirten Başkan Erdoğan, "18 yaş altındaki çocuklarımızın sisteme girebilmesinin önündeki engelleri kaldırıyoruz. Sandık, vakıf ve dernek gibi kuruluşlardaki emeklilik birikimlerinin, 2023 yılı sonuna kadar Bireysel Emeklilik Sistemine aktarımına imkan veriyoruz" ifadelerini kullandı.


TÜKETİCİYİ KORUYACAK GÖZETİM MEKANİZMASI
Uluslararası standartlarda bir katılım finans tahkim mekanizması kuracaklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Ülkemizin tüm kredi ve risk verilerinin toplandığı Risk Merkezi'ni yeniden yapılandırıyoruz. Kartlı ödeme sistemleri alanında ülkemizin markası olan TROY'u, ayrı bir şirket çatısı altına alıyoruz. Dijital paranın ekonomik, teknolojik ve hukuki altyapısını oluşturacak adımları atıyoruz. Tüketiciyi koruyacak bir gözetim mekanizması tesis ederek, bankalarla müşterileri arasındaki ilişkileri daha şeffaf bir yapıya kavuşturuyoruz."

KAMU GÖREVLİLERİNE YENİ DÜZENLEME
Kamu yönetimine olan güveni arttırmak için en üst düzey kamu görevlerine atanmada aranan mesleki tecrübe şartlarını güçlendirdiklerini belirten Erdoğan, "Kamu görevlileri kadrolarına bağlı pozisyonları dışında en fazla bir kurumun yönetim veya denetim kurullarında görev alabileceklerdir" dedi.

Başkan Erdoğan reform paketini açıkladı!BAŞKAN ERDOĞAN REFORM PAKETİNİ AÇIKLADI!

Bu haber 990506 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Belediyeleri haraca bağlayan CHP'li Parsadan Aykut Erdoğdu'nun kirli işleri: Kılıçdaroğlu'nun haberinin olmaması mümkün değil
Belediyeleri haraca bağlayan CHP'li Parsadan Aykut Erdoğdu'nun...
Belediyeleri haraca bağlayan CHP'li Parsadan Aykut Erdoğdu'nun kirli işleri: Kılıçdaroğlu'nun haberinin olmaması mümkün değil
Belediyeleri haraca bağlayan CHP'li Parsadan Aykut Erdoğdu'nun...